Gönderen Konu: Ethem Genimle yapılmış bir röpörtaj  (Okunma sayısı 2296 defa)

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Ethem Genimle yapılmış bir röpörtaj
« : Aralık 22, 2005, 10:51:29 ÖS »
Türkiye`nin en hızlı pilotu Ethem Genim`le; hayatını, tutkularını ve Cadde`yi konuştuk

B.C. :  Sizin için “Türkiye’nin en iyi pilotu” diyorlar, doğru mu? Aslı var mı? :)

ETHEM GENIM  : Pistlerde doğru. Tabi bu soruyu ben motorsporları ile ilgili alıyorum; Cadde ile ilgili almıyorum. Aslında Caddelileri temsil eden ve Caddelilerin tehlikeleri Cadde’de bırakması için büyük efor sarfeden bir grup olduğumuz için özellikle bunu vurguluyorum. Pistlerde ise şu ana kadar öyle gözüküyorum.

B.C. : Maşallah.

ETHEM GENIM  : Teşekkür ediyorum. 50 yaşında olduğum için maşallah değil mi? (gülüşmeler...)

B.C. : Peki bu macera nerede, nasıl başladı?

ETHEM GENIM  : Nasıl başladı? Hep şunu söylüyorum; bu sporu aileden sevmek gerekiyor. Özellikle ailedeki para musluğu olan babanın bu işe biraz yatkın olması gerekiyor. Bizde de öyledir. Babam Amerikan arabaları hastası, Harley motorsikleti vardı. Bizim çocukluğumuz Harley deposunun üstünde geçti 3-5 yaşına kadar. Babadan böyle görünce, ister istemez ilkokul çağlarında otomobille evin önünde 3 metre ileri, 5 metre geri yapmakla başladı.

Daha sonra 1972 yıllarında, Renç Koçibey’in peşine takılarak motorsporlarındaki ilk tozu yuttuk. Ondan sonrada 1974 yılında, o zamanın Günaydın Rallisi’yle bu işe girdik. Tabi o zamanlarda ülke şartları daha farklıydı; şu anda  kullandığımız kadar değişik markalar yoktu. Tofaş, Anadol ve Renault vardı.

Benim de ilk katılım arabam Renault 12 idi. Ondan sonra zaman içerisinde amatörlük bitti. Okulu falan bıraktık; sanayide bir garajda Yusuf Aramacı ile beraber tamirciliğe döndü iş. Yani sabah evden çıkıyordum okula diye, gidiyordum akşam üzeri okuldan geliyorum diye, sanayiden geliyordum...

B.C. :  İyi bir örnek değil ama bu... (gülüşmeler)

ETHEM GENIM  : Evet, hiç iyi örnek değil. O yüzden tahsil hayatımı da yarıda bırakmak zorunda kaldım. Gerçi o zamanlar bu siyasi olaylar yüzünden çok karışıktı ortam; biraz da onun etkisi var, okula gidiyorsunuz bir yığın süren boykotlar vardı. Dolayısı ile o dönemlerde Türkiye’de kültür seviyesi duraklama dönemine girmiş de olabilir. Ve daha sonra askerden gelince, bu işi rahat profesyonel anlamda yapmaya başladım.  
Anlayış profesyoneldi ama ruh amatördü. Onun neticesinde işte yavaş yavaş gelişerek bugünlere geldik. Gerçi bunun yanında pilotluk da var, idarecilik de var, kulüpçülük var, eğitmenlik var, yatırımcılık var, herşey var yani! Motor sporlarının her konusunda devreye girdik çünkü bu iş ilk yıllarında belli kişiler tarafından yapılan bir spordu. Dışardan insanların “Neresinden girerim?” diye baktığı fakat bir türlü giriş kapısı bulamadığı bir spordu. Ancak biz ikinci nesil, yani Renç’lerin arkasından gelen ikinci nesil olarak bu işe kazandırmak için kapılar açtık çünkü biz de bu sıkıntıları yaşamıştık. Arkadan gelen gençlerin bu işi daha bilinçli ve kitabına uygun yapabilmeleri için elimizden gelen eforu sarf ettik ki sende görüyorsun, hala da devam ediyoruz.



B.C. : Motorsporları Türkiye’de çok fazla ilgi gören bir spor değil. Formula 1 basında çok fazla yer alıyor şu anda, beklenen ilgiyi görecek mi sizce?

ETHEM GENIM  : Türkiye’de her yeni şey ilk etapta çok ilgi çeker. Bugün bakıyorsunuz -yurtdışından örnek veriyorum- Almanya’da bir otomobil çıkıyor, Almanın altında yok Türkiye’de bizim zenginlerin altında o otomobili görebiliyoruz. Orada bir ayakkabı çıkıyor, daha orada yayılmadan Türkiye’de herkesin ayağında. Biz çabuk adapte olan fakat çok kısa sürede ondan bıkan bir milletiz, maymun iştahlıyız. Bilinçsiz yaklaşıyoruz. Dolayısıyla, kalkınmakta olan ülkelerin hastalığıdır bu; yeniliğe çok açıktır, sürekli yeni arayışlar içersinde olduğu için de hemen unutur bir öncekini! Dolayısıyla Formula 1, NTV’de yapılan canlı yayınlar nedeniyle Türkiye’de revaçta ve herkes takip ediyor, biliyor. Ancak dediğim gibi şayet Formula 1’in yerine Motosiklet Grand Prix’si canlı yayınlansaydı; herkes motorsiklet Grand Prix’sini bilirdi. Burada da ilk katılımta sponsorlar bazında da çok yoğun bir ilgi var. Formula 1 nedir? Çünkü Formula 1 hakkında kimse bilgi sahibi değil! Seyirci de bilgi sahibi değil; hatta İstanbul’daki Formula 1 pisti Kurtköy çevresindeki esnafın da birşeyden haberi yok! Zannediyorlar ki Formula 1 buraya geldi; her haftasonu burada bir organizasyon olacak, hepimiz ihya olduk durumundalar. Halbuki senede üç gün bu! Dolayısıyla yanlış bir bilgi var burada. Evi ve işyeri olanlar “Aman Formula 1 için evi otele mi çevirsem?” diye düşünüyorlar. Diyorum ki “Bunun kaç gün olduğunu biliyor musunuz?”  “Yok abi ama çok iyi birşey olduğunu biliyoruz.” diyor. Halbuki hiç kimsenin hiçbir şeyden haberi yok! (gülüşmeler...)

Dolayısıyla Formula1 bittikten sonra herkes neyin ne olduğunu daha iyi anlayacak. Önümüzdeki sene de Formula 1 ile ilgili bütün hayaller suya düşecek ve bu ilgi de bu vesile ile azalacak.

B.C. : Geçen günlerde gazetelerde bir haber yayınlandı. Tarkan Formula1 açılışında Otodrom’da sahne alacak diye. Onu da biraz anlatsana orda bir isim kargaşası var. İlk haberi okuyunca bizde şaşırdık. (gülüşmeler)

ETHEM GENIM  : Tarkan bence Türkiye’nin yetiştirdiği en popüler isimlerden bir tanesi. Benim çok sevdiğim ve aynı zamanda tanıdığım bir sanatçı. Birkaç kerede evime konuk olarak gelmişti, çok beyefendi bir insan.

B.C. : Yok yok, orada bir sorun yok. Otodrom ismi Formula 1 pistinin adı da sizin pistin adı da Autodrom? Yazılırken farklı; okunurken telaffuzu aynı kelimeler…

ETHEM GENIM  : Ben de oraya bağlayacağım zaten... Dolayısıyla Tarkan’nın Autodrom’da çıktığına dair haberlerin çıkması hakikaten bizi mutlu etti. (gülüşmeler…) Yalnız burada bir ikilem var; Formula 1 in logosu ve ismi ile ilgili bir katılımma düzenlendi. Bir logo çizildi ve kabul edildi; isimde de bir sıkıntı yaşandı. “Öyle mi yapalım, böyle mi yapalım?” derken ismi de Otodrom yapıldı.

Tabi bu arada Mümtaz Tahgincioğlu “Ethem Genim’in Autodrom’u var” ama bizimki Otodrom yani uluslararası bir terim. Biz bu terimi tesisimizi açmadan daha önce düşünüp karar verdik. Birçok isim arasından bunu seçtik.  Onla rda isim bulmakta zorlandılar; bunu da Türkçe Autodrom olarak yazdılar.

Şimdi ben de ilk Autodrom haberini gördüğümde, telefon geldi birgün Mais’ten. Renault Mais dedi ki sizin orda Formula 1 biletleri satılıyormuş. “Yok” dedim “Bir yanlışlık var.” dedim. “Gazeteye bak, görürsün.” dediler. Gazeteyi açtım baktım Türkçe Autodrom yazıyor ben de şaşırdım. Dedim herhalde yanlış yazdılar.

Sonra Oto Show Fuarı’nda Mümtaz Tahincioğlu’nu gördüm; elinde bir tane broşür “İsmini değiştirdik.” dedi. İlk önce ben de bir anlam veremedim. Dedim ki “Neyin ismi değişti?”; “Bak!” dedi. Aa, bir baktım ki F1 Otodrom Pisti. Tabi ki bunu yaparken araştırma yapmaları gerekirdi ki böyle büyük bir tesis ve böyle büyük bir kuruluş!

Biz tesisimizle birlikte registerımızı aldık, markamızı tescillediğimiz için dedik ki F1 pisti büyük bir yatırım biz de aynı spora hizmet ediyoruz, kullansınlar bizim için bir mahsuru yok. Ama böyle bir ikilem oldu. Bunun için de Tarkan Autodrom’da çıkıyor diye telefonlar geldi. “Vay Tarkan’ı sahneye çıkartıyorsun!”; biz de “Ee çıkartırız burası Autodrom!” dedik. Böyle espiriler oldu. Tahmin ediyorum ki ismi değiştirecekler. Tabii biz böyle bir talepte bulunmadık, kendilerinin aldıkları bir karardır.

Bu arada yanımızda co-pilotu Atıl Atılgan var. Oldukça yoğun ama ona da birkaç soru yönelttik.

B.C. : Atıl bey siz Ethem beyle birlikte olmaktan memnun musunuz? Ne kadardır birliktesiniz?

ETHEM GENIM   : İki yıldır çıkıyoruz. (gülüşmeler…)

Atıl Atılgan : İki senedir. Biz Ethem Genim ile çok eskiden tanışıyoruz aslında. O pilottu, ben de gazetecilik yapıyordum. Motorsporları üzerine fotoğraflar çekiyordum; o zamanlardan tanışıyorduk. Daha sonra 2003 sezonunda ben teklif bekliyordum, açıkçası o sırada Ethem Abi Türkiye ve Avrupa Ralli tarihinde önemli bir yeri olan Renault Maxi Megan’ları yeniden parkurlara kazandırmak için girişimde bulunmuştu. Ondan sonra bana dedi ki “Beraber katılımabilir miyiz?”

B.C. : Daha önceden, sektörden tanışıyordunuz o zamanlar ?

ETHEM GENIM  : O zamanlar kısa pantolonla dolaşıp beni takip ediyordu! (Gülüşmeler)

B.C. : Rüya gerçek oldu gibi bir durum var yani aslında!

Atıl Atılgan : Tabi tabi. Ondan sonra İstanbul’a geldim. Konuştuk anlaştık. 2003’te Maxi’lerle katılımmaya başladık.

ETHEM GENIM  : Atıl’ın burada atladığı birşey var. Atıl’ın her zaman yaptığı mütevazilikler de vardır. Bu otomobil gerçekten güçlü ve hızlıdır. Ee ben de fena değilim ama yanıma oturtacak bir adam lazım. Biz daha önce işin showu olsun diye mankenler, şarkıcılar, türkücülerle falan katılımıyorduk. Onların da medyasında yer alıyordu bu işler. Bu otomobilde şarkıcı türkücüyle bir yere gidemezsin. (gülüşmeler…)

Bu işi bilen en iyi kim Türkiye’de? Şöyle bir göz attım, dedim ki “Atıl Atılgan var.” O da benim şansıma pilotundan ayrılmış, dedim “İnşallah kabul eder.” Telefonu kaldırdım sanki o da beni bekliyormuş gibi böyle bir elektrik vardı. Denk geldi. (gülüşmeler…) Burada ben de şanslıyım.

Atıl Atılgan : Sonra katılımmaya başladık. İstanbul’a gidip geliyordum o zamanlar Bursa’da yaşıyordum o güne kadar daha doğrusu. Sonra web sitesinin yenilenmesiydi, basın bültenleriydi falan filan işin içine girdik. Sonra Ethem Abi “Benim bir hayalim var, bir tesis istiyorum Formula1’e yakın bir tesis olsun. Türkiye’de bu zamana kadar yapılmamış küçük bir test pisti de olabilir. Haftaya gelin İstanbul’a Neslihan’la birlikte ondan sonra bu işi beraber yapalım.” Olur olmaz düşünürken, sonra bu Autodrom’un olduğu yeri bulduk. Baktık büyük yer, burada farklı işler de yapılır. Bir anda kendimizi bu işin içinde bulduk.

ETHEM GENIM  : Bu arada İstanbul’a davet ederken ilk önce Neslihan’a (Atıl Atılgan’ın Eşi) sordum. Dedim ki, Neslihan kabul ederse Atıl gelir. Neslihan gelmezse Atıl’ın gelmesi zor.  İlk önce Neslihan’ı bağladık. (gülüşmeler…)

Yaklaşık dört ay süren bir inşaat aşamasından sonra Autodrom bu şekli aldı. Daha sonrasında da küçük değişiklikler yaptık. Hala devam ediyoruz. Böyle bir tesis oluştu.
B.C. : Autodrom’la devam edelim . İş büyüdü o zaman. İlk başta normal bir pist varken şimdi Drag Pisti geldi, sonra Toprak Pist yapıldı. Peki nereye gidiyor? Var mı başka planlar? Bundan sonra ne düşünüyorsunuz?

Atıl Atılgan :  Yan tarafta yeni bir arazi daha tahsis edeceğiz buraya. Off  Road parkuru olacak. Hem eğitimler hem de safari turları düşünüyoruz. Sürekli gelen talepleri değerlendiriyoruz. Bir konferans salonu oluşturduk.

Şirketlerden o anlamda çok büyük talepler var. Hem ferdi katılımcılara hem şirketlere yönelik henüz 1,5 yıllık olmamıza rağmen çok büyük organizasyonlar yaptık.

B.C. : Burada kurumlar için çok cazip bir yer, firmalar motivasyon amaçlı buraya gelip etkinlikler düzenliyorlar. Bunlar zamanla bireysel kullanıcıları etkileyecek mi? Mesela 5 kişi gelip bu pisti kullanmak isteseler, bu tarz organizasyonlardan yararlanabiliyorlar mı?

ETHEM GENIM  : Caddelilere kapımız her zaman açık. Caddelilere canımız feda. Çünkü Autodrom netice itibariyle kurumsal kimliği ile yola çıktığında burada bizim yanımızda Caddeliler vardı. Bu Caddeliler ismi bazen yanlış anlaşılıyor. Her büyük ilde bir cadde durumu var. Ama şunu da gözardı etmemek lazım, daha önceden Bağdat Caddesi hep örnek verildi, orda yaşanan talihsiz kazalar nedeniyle.

B.C. : İstanbul’un her tarafında kaza oluyor. Bağdat Caddesi’nde olunca biraz daha göze batıyor.

ETHEM GENIM  : Düşün ki Cadde’de yılda bir kez kaza oluyor, birisi hayatını kaybediyor. Tabi ki üzücü, insan hayatı çok önemli. Ancak öyle bir lanse ediliyor ki “İstanbul’da gençler terör estiriyor, özellikle Bağdat Caddesi gençleri terör estiriyor!” Bıraksınlar bu işleri yaa!.. Televizyonlara baksınlar, otobüs şoförlerini tefe tutsunlar, tek seferde 40 kişi öldürüyorlar. Bunu da gözardı etmemek lazım. Dolayısıyla burada Caddedeki arkadaşlara kapımızı açtık. Onlarla ilgili oluşmuş asparagas cadde canavarları deyimini de ortadan kaldırmak için hem onlarla ciddi bir işbirliği içersindeyiz. Dediğim gibi Türkiye’de 10.000 kişi hayatını kaybediyor, trafiğin olduğu yerde kaza vardır, kazanın olduğu yerde bilinçsizlik de vardır. Ama ülkedeki her türlü kazayı Caddedeki arkadaşlara da bağlamak büyük yanlıştır.
B.C. : Caddede hız yapanların Caddeli olduğu da meçhul tabi.

ETHEM GENIM  : Meçhul tabi.

B.C. . Peki siz gençlikte yaptınız mı?

ETHEM GENIM  : Yapmaz mıyım! Ben de eski Caddeliyim. O zaman böyle pist falan yoktu. Göztepe kavşağındaki ışıklar, o zaman tabi bu kadar sayıda otomobil geçmiyordu, ışıklardan yol kapatılırdı köprü altına kadar!  1.600 metre, arada da 800 metre ve 400 metre kalkılırdı. Ben de oralarda katılımtım buralara gelirken. Oralardan geçmeden buralara gelmek mümkün değildi. Şimdi mesela bazı arkadaşlara bakıyorum bizim camiadan, hepsi birer melek durumunda. (gülüşmeler…) Asla böyle birşey yok...

B.C. : Autodrom’da bu zamana kadar ciddi bir kaza oldu mu?

ETHEM GENIM  : Hayır olmadı. Çok dikkat ediyoruz. Ama motorsporlarında varsa, bugün atletizmde ormanda koşarken ayağınız bir dala takılır kafanızı yere çarpabilir. Basketbol oynarken ayağın kayabilir kafanı vurabilirsin. Bunlar hep bir risk. Sonuçta motorsporları dünyadaki en fazla riskin olduğu spor dalı.

B.C. : Şu anda hangi otomobili kullanıyorsunuz?

ETHEM GENIM  : Renault Clio RS kullanıyorum. İyi bir otomobil, gücü gayet tatmin edici. Şehir içi trafikte de çok fazla soldan sağa, sağdan sola yapmıyorum. Eminim ki yapsam herhangi bir şey olmaz, yani benim açımdan olmaz. Ama beni öyle gören başka bir sürücü korkup beklemediğim bir hareket yapabilir. Ben herkese söylüyorum; sen çok iyi otomobil kullanabilirsin ama karşındaki adam senin ne yapacağını kestiremeyeceği için herhangi bir kaza olabilir. Ha, yalnız başınasın Tem yoluna çıkıp baktın, önünde 2 kilometrelik yolu görüyorsun, dümdüz, gazla, 10 sn. hızını tatmin et. Bu dünyanın her yerinde var zaten. Tabii  at çıkabilir, köpek çıkabilir herşey olabilir. (gülüşmeler)

B.C. : Dünyanın her yerinde var hız sonuçta, gerçek olan, varolan bir şey!

ETHEM GENIM  : Ben buna mesela çok kızıyorum. Televizyon programına çıkıyorum hemen soruyor arkadaş “Ethem bey trafikte hızlı otomobil kullanan arkadaşlara ne diyeceksiniz? Motorsporlarına geçsin değil mi?”  Ya, kardeşim peki diyorum yolda iki kişi birbirini dövüyor; Boks Federasyonu kalkıp “Yolda kavga etmeyin boksör olun!” mu diyor. (gülüşmeler). Yani böyle bir saçmalık var mı. Adamlar birbirini bıçaklıyor, Eskirim Federasyonu Başkanı çıkıp, “Arkadaşlar lütfen birbirinizi bıçaklamayın, gelin eskirim yapın!” mı diyor? Böyle bir şey yok! Motorsporlarında kurallar çok ağırdır; bunlara uymak hakikaten bir prensip meselesidir. Trafikte üç beş kuralı tanımayanların motorsporlarını yapması çok zor. İlk önce trafik kurallarına uymak lazım. Hız yapmamak, işin başlangıcı, çok sağ sol yapmamak… Ee, bu otomobilin ağırlık transferleriyle oynamak tehlikeli, savrulmaya kapı açmak demektir. Sağ sol yapmak makas yapmak… Bunlar çok tehlikeli. Özellikle insanların atladıkları bir konu var; frene bastıkları zaman aracın duracağını sanıyorlar. Fren sadece arabayı yavaşlatmaya yönelik bir sistemdir. Yavaşlatır bir müddet sonra durur. Bunu hepimiz biliyoruz ama bazen gaf yapıyoruz. 3-5 saniyelik zevk için hayatımızı noktalayabiliyoruz.

SES DOSYASI : (yukardaki bölümü sesli dinlemek için tıklayın)

B.C. : Şu anda nerde oturuyorsunuz?

ETHEM GENIM  : Ben şimdi Tuzla’da oturuyorum. Tesise başladıktan sonra dört ay daha Trabya’da oturdum. Git gel, git gel Tem’deki olayları gördük. Hanıma dedim ki: “Ya, bak Tem çok tehlikeli birgün beni haberlerde görebilirsin, kamyonun altında pastırma gibi olmuş. Gel Tuzla’ya taşınalım, riski mümkün olduğunca aşağıya indirelim.” Ee, biraz kavga dövüş oldu çünkü Tuzla çok alakasız bir yer, herhalde beni çok seviyor ki Tuzla’ya taşındık.

B.C. :  Peki gece hayatı, geceleri dışarıya çıkıyor musunuz?

ETHEM GENIM  : Gece hayatı sıfır. Eskiden vardı. Bebek çevresi, Beyoğlu civarı. Underground müziği severim. Tabi oralara gidince alkol içiyorsun, eve yakın olunca durumu idare edebiliyordum. Şimdi biz burada güvenli sürüş eğitimi tesisi kurduk, İstanbul’dan uzaklaştık. Gece hayatı da bitti. Neden bitti? Gittiğin zaman içki içmek durumundasın, su içecek halin yok. Millete diyoruz ki trafik de alkollü araç kullanmayın. Şimdi ‘imamın dediğini yap, yaptığını yapma’ olmasın diye gece dışarı çıkmıyorum. Evin ilerisinde bir balık restaurantı var, arada bir hanımla oraya gidiyoruz. Evden yürüyerek gidiyoruz, bir duble rakı içersem içiyorum. Çünkü ona da vakit yok. Autodrom sabah 09:00 ile gece 24:00 arası açık. Bu da iyi oldu boşver, alkolden uzaklaştık.

B.C. : Spor hayatınızda yaşadığınız ilginç bir olay? Korktuğunuz ya da eğlendiniz?

ETHEM GENIM  : O kadar çok şey var ki! En son en çok korktuğum şey, geçen yıl Avrupa Ralli Şampiyonası İzmir Ayağı’nda katılıma 4 saat kala yoldan çıktık ve 140 km ile ağaca çarptık. Atıl’ın tarafından vurduk. Atıl’ın kafası öne düşmüştü. Ben de ağaca çarptık da katılıma giremeyeceğiz diye üzülüyor sandım. Meğerse Atıl bayılmış, ben öldü sandım! Orda çok korktum! Orda gerçekten çok korktum!

B.C. : Komik birşey?

ETHEM GENIM  : Sibel Tüzün'le Ralli yapacağız. Sibel, eskiden tanıdığım bir arkadaşım. Konuştuğumuz gün saçları vardı ama bir geldi saç yok, kabak! Kazıtmıştı. Çok şaşırmıştım.  Adını Mehmet Abi koymuştuk. Mehmet abi aşağı Mehmet abi yukarı… Çok sevdiğim bir sanatçıdır.

B.C. : Peki son olarak söyleyeceğiniz birşey?

ETHEM GENIM  : Son olarak söyleyeceğim birşey, gençlik çok önemli! Türkiye’de hızla gelişen bir gençlik var. Bakıyorum kültür seviyeleri üst düzeyde! Yaşama sıkı sıkı bağlansınlar, yaşamak gerçekten güzel. Trafikte hayatta kalmaları için ne gerekiyorsa yapsınlar. Burada neyin ne olduğunu söylemeyeceğim hepsi çok iyi biliyor. Bildiklerini de uygulasınlar.

B.C. : Çok teşekkürler..

ETHEM GENIM  : Ben teşekkür ederim.

Kaynak : alıntı



HONDA

  • Ziyaretçi
Ethem Genimle yapılmış bir röpörtaj
« Yanıtla #1 : Aralık 23, 2005, 08:58:56 ÖÖ »
Ethem abi güzel insandır.  8)

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Ynt: Ethem Genimle yapılmış bir röpörtaj
« Yanıtla #2 : Ekim 21, 2007, 08:48:58 ÖS »
hort ama belki motorsporlarıyla ilgilenen arkadaşlarımız severler.

whitehan

  • İleti: 2572
Ynt: Ethem Genimle yapılmış bir röpörtaj
« Yanıtla #3 : Ekim 22, 2007, 12:15:22 ÖÖ »
paylasım tesekk..