Gönderen Konu: 7749 vaka var hala temiz diyor  (Okunma sayısı 819 defa)

HONDA

  • Ziyaretçi
7749 vaka var hala temiz diyor
« : Aralık 03, 2005, 02:55:05 ÖS »
Malatya’da iki haftadır halk ishalden kırılırken, ilgili kuruluşlar salgının nedeni hakkında henüz görüş birliğine varamadı. Malatya Belediyesi, İnönü Üniversitesi ve Sağlık Müdürlüğü’nün farklı gerekçeleri kaosa neden oldu ve önlem alınması gecikti.

Salgının ilk ortaya çıktığı 21 Kasım akşamından bu yana ishalden hastanelere başvuranların sayısı da 7 bin 749’u buldu. Son bulgular ışığında salgının içme suyundan kaynaklandığı ve buna da su şebekesine kanalizasyon karışmasının neden olduğu görüşü ağırlık kazandı. Suyu tahlil eden İnönü Üniversitesi’nin bu yöndeki açıklamasına ve tifo tehlikesi ukatılımına karşın, AKP’li Belediye Başkanı Hüseyin Cemal Akın, suyun temiz olduğu görüşünde.

Kentte halk sağlığını tehdit eden, hepatit, tifo ve dizanteriye dönüşmesinden korkulan ishal salgını, şöyle gelişti:

21 KASIM AKŞAMI

İçme suyunun kirli olduğuna ilişkin zaman zaman iddialar ortaya atılan, ancak Malatya Belediyesi’nin de her defasında bu iddiaları yalanladığı kentte her şey 21 Kasım pazartesi akşamı başladı. Önce, gecekonduların yoğun olduğu Zafer ve İskender mahallelerinden çocuklar ve yaşlılar, şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Devlet Hastanesi’ne gelmeye başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde her yaştan hastalar, sağlık kuruluşlarının acil servislerini doldurdu. Doktorlar, hastalara ‘ishal’ teşhisi koydu. Hastalar, genel sağlık durumlarına göre ilaç verilerek ya da serum takılarak tedaviye alındı, durumları düzelenler evlerine gönderildi.

SULAR TAHLİLDE

Öncelikle, salgına şehir içme suyunun neden olduğu düşünüldü ve araştırmalar bu yönde yoğunlaştırıldı. Altgeçit çalışmaları nedeniyle 4 gün süreyle Taştepe, Çavuşoğlu, Melekbaba, Akpınar, Niyazi, Kavaklıbağ, İlyas, Şifa ve Sancaktar mahallelerinde suların kesilmesinin, salgını tetiklediği görüşü ortaya atıldı. Kentin içme suyunun mikroplu olduğu, kaynatılmadan kullanılmaması gerektiği haberleri üzerine halk şişe suyu kullanmaya başladı. Kente günde getirilen 100 ton şişe suyu hemen tükendi. Sağlık Müdürlüğü 24 Kasım günü kentin değişik 4 noktasından aldığı su numunelerini, detaylı tahlil için İnönü Üniversitesi ve Ankara’daki Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’na gönderdi. Sağlık Müdürü Dr. Sezai Demirel, salgının ciddi olduğunu, iki çocuğunun da ishale yakalandığını söyledi. İshal vakalarının ortaya çıkmasının ardından kentteki eczanelerde ishal ilaçları tükendi.

REKTÖR AÇIKLADI

Bu arada İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, ishal salgınına içme suyunun neden olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Hilmioğlu, ‘Şehir içi içme suyunda ve hastaların dışkısında gerekli laboratuvar incelemeleri hastanemizde yapılmış olup bu incelemeler sonucunda, salgın nedeni olarak şehir içme suyunda rotavirus antijeni (tifoya neden olabiliyor) saptanmıştır. Aynı antijene hastaların dışkısında da rastlanmıştır. Ayrıca, İl Sağlık Müdürlüğü’nden resmi olarak üniversitemize gönderilen su örneklerinde de koli basili saptanmıştır. Önümüzdeki gün ve haftalarda bu suyu içen kişilerde Hepatit A, tifo, dizanteri gibi farklı hastalık salgınları da görülebilir’ dedi.

İnönü Üniversitesi’nde saat 14.00’de yapılan bu açıklamanın ardından saat 16.00’da da Ankara’da da Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nin tahlil sonuçları açıklandı. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Turan Aslan, 4 numuneden 2’sinin temiz olduğunu, 2’sinde ise ‘koliform bakteri’ tespit edildiğini söyledi. Aynı toplantıda bulunan Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Turan Buzgan, tek kaynaktan çıkan şehir şebeke suyunun temiz, ancak şebekeyi besleyen 2 depoda kirlenme olduğunu kaydederek, ‘Kirlenme lokal ve geçicidir’ dedi. Aynı gün saat 18.00’de basın toplantısı yapan Malatya Belediye Başkanı Hüseyin Cemal Akın, ‘Üniversitenin raporu siyasi içerikli, Hıfzıssıhha tahlili dikkate alınmalı’ dedi.

ARAŞTIRMA SÜRÜYOR

Malatya’daki ishal salgınının şehir içme suyundan kaynaklandığı görüşü ağırlık kazanıyor. Bunun da ya içme suyuna kanalizasyon karışması ya da yetersiz klorlama nedeniyle su kesintisinde suda hızla üreyen bakterilerden olabileceği ihtimalleri değerlendiriliyor. Salgının su kesintisinden sonra başgöstermesi, şebekedeki düşük basınçta bakteri üremesinin ishale neden olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Şebekeye kanalizasyon karıştığı iddiaları da salgının yoğun olduğu bölgelerdeki şebekede kazılar yapılarak araştırılıyor.

Böyle ispatladı

Malatya Belediye Başkanı AKP’li Hüseyin Cemal Akın, ishal salgınının içme suyundan kaynaklandığı haberlerine tepki gösterdi. Akın, ‘Malatya’nın içme suyu temiz. Şebeke suyunu gönül rahatlığı ile içebilirsiniz. Ben ve ailem de musluktan akan suyu içiyoruz’ dedi ve bir bardak su içti.

Hastaneler doldu, taştı

İlk gece ishal salgınından sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 529 oldu. İkinci gün sadece hastaneler değil, sağlık ocakları da ishal şikayetiyle gelenlerle dolup taştı ve hasta sayısı 1065’e ulaştı. Takip eden günlerde ishale yakalananların sayısı çığ gibi büyüdü. Hastanelere başvuranların sayısı 2 Aralık’ta da 7 bin 749’u buldu. Bunların 4 bin 659’unu öğrenciler oluşturdu.

Korkmadan içen de var

Malatya’da su şebekesinden kaynaklanan ishal salgını yayılırken, bazı yurttaşlar, alarm veren uyarılara aldırış etmeden çeşmelerden rahatlıkla su içiyor. Riskleri hatırlatılınca da kimileri sessiz kalıyor, kimileri de ‘Bize bir şey olmaz’ dercesine omuz silkip geçiyor.

Belediye başkanının eşinin tifo olduğu duyumunu aldık

SİVAS Milletvekili Nurettin Sözen başkanlığındaki CHP heyeti kentteki incelemelerini tamamladı. Sözen, ‘Suyu kaynatmadan içen belediye başkanımızın eşinin tifo olduğu duyumunu aldık. Eğer bu doğru ise belediye başkanımıza ve eşine acil şifalar diyor, geçmiş olsun diliyoruz’ diye konuştu. Sözen, heyet üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, ‘Kesin olarak şunu söylüyorum ki; su şebekesi sağlam değildir. 30 Eylül tarihinde toplanan İl Hıfzıssıhha Kurulu, suların kirli olduğu ve klorlamanın yeterli olmadığını tesbit etmiştir. 2 ay önce bu tebliğ edilmesine karşın, bugünkü sonuçlara ulaşılmıştır. Eğer toplantıda alınan kararlar ciddiye alınsaydı, bugün bu sorunla karşılaşılmazdı’ dedi.