Gönderen Konu: Sarıkamış olayı-okumak gerekli !  (Okunma sayısı 2975 defa)

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« : Aralık 30, 2005, 09:38:35 ÖS »
Arkadaşlar

Dedelerim kafkasya göçmenidir. Türkiyede doğan 2.jenerasyonum.Halkımın ve atalarımın yaşamış olduğu Sarıkamış Harekatının yıldönümü geçtğimiz günlerde anıldı. Bu yıl 91. yıldönümü bu vahim olayın.
Geçen yıl 90.yılda 90 bin şehid başlıklı anma yıldönümü canlandırıldı ve şehitlerimizin ruhu anlamlı yıldönümünde anıldı..Açıkçası son senelere kadar unutlmuş bu olay KAI (Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı) tarafından milletimize hatırlatıldı ve bu sayede televoleci medyamızın dikkatini çekmeyi başardı..

Neslimizi ve milletimizi unutmamak adına bu olaya değinmeyi kendime bir borç bildim. Tüm şehitlerimizin ruhları anısına Vatan Sağolsun diyorum..

Şimdi o günlerin yemek mönüsüne bir göz atalım...
Sarıkamış 9. Piyade Tümen Komutanlığı'nda görevli İstihbarat Binbaşı Mehmet Balyemez'in tanıttığı 87 yıl önceki mönüde neredeyse yemek adına hiçbir şey yok.
43. Alay 1. Piyade Taburu 1. Bölüğün 4 günlük yemek mönüsü:


"15 Haziran 1917: Sabah üzüm hoşafı, öğle yok, akşam yağlı buğday çorbası, ekmek tam,


26 Haziran 1917: Sabah yok, öğle yok, akşam üzüm hoşafı, ekmek tam,


18 Temmuz 1917: Sabah üzüm hoşafı, öğle yok, akşam yok, ekmek yarım,


8 Ağustos 1917: Sabah yarım ekmek, öğle yok, akşam şekersiz üzüm hoşafı"


Mönünün sol alt kısmında yazılı bulunan "21 Temmuz 1917'den başlayarak ordu emriyle ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir. Çünkü 'Un' kalmamıştır" sözleri ise o günün koşullarını ve vatanın ne şekilde savunduğunu gösteriyor"


Sarıkamış Harekâtı
Birinci Dünya Savaşında felâketle neticelenen askerî harekât.
Osmanlı Devleti harbe; 1878’den beri Rus işgalinde bulunan Kars, Sarıkamış, Ardahan gibi doğu illerimizi geri almak, Doğu Avrupa’da Ruslarla harp hâlinde olan Almanlara yardım etmek, kazanılacak bir zaferle Kafkaslar ve Orta-Asya’daki Türk illerinin kapısını açmak maksatlarıyla, başta Enver Paşa olmak üzere, iktidarda bulunan İttihatçılar tarafından sokuldu.

Türk bayrağı çekilip, Yavuz ve Midilli adı verilen iki Alman zırhlısı, Karadeniz’deki Rus limanlarını bombardıman etti. Rusya da buna karşılık olarak 30 Ekim 1914 tarihinde Türkiye’ye taarruz etti. Rus-Kafkas ordusu, Karadeniz’den Ağrı Dağındaki hudut üzerinden yedi kol hâlindeki saldırısıyla Pasinler’e kadar ilerledi. Rus ordusunun taarruzu, Köprüköy’de durduruldu. Üçüncü ordu, 3-9 Kasım 1914 günlerinde meydana gelen Köprüköy Meydan Muharebesinde Rus ordusunu yendi. Üçüncü Ordu Komutanı, mevsim şartlarını dikkate alıp, ayrıca askerin kaput başta olmak üzere, giyim ve iâşesinin yetersizliğini, top ve süvari atlarının azlığını hesaba katarak, sıcağı sıcağına düşmanı takip etmedi. Köprüköy Meydan Muharebesinin raporlarını alan, yarbaylıktan paşalığa terfi ettirilen Harbiye Nazırı (Millî Savunma Bakanı) Enver Paşa, Alman kurmay ve generalleriyle Erzurum’a geldi. Enver Paşa, Erzurum ve Köprüköy’de birer taburu teftiş etmişti; ancak ordu birliklerinin tamamı hakkında yeterli bilgiye sahip değildi. Üstelik, ordu kumandanı Hasan İzzet Paşanın, bu mevsimde harekât yapılamayacağı, taarruzun bahara bırakılması tavsiyesine karşılık, onu vazifesinden azletti ve taarruza karar verdi. Üçüncü Ordu Komutanlığı vazifesini de üzerine alan Enver Paşa, 18 Aralık 1914 tarihinde, kıtalara, taarruz emrini verdi.

Taarruza iştirak eden birliklerin büyük bir kısmı, özellikle Arabistan’dan geri çekilen ve Güneydoğu Anadolu’dan sevk edilenler, sıcak iklime alışık olup, teçhizatları yönünden kış şartlarına hazırlıksızdı. Üçüncü Ordunun üç kolordusu (9, 10, 11. Kolordular), 24 Aralık 1914 günü -39 derece soğukta Büyük Sarıkamış Çevirme ve Kuşatma (İhâta) Harekâtına başladı. Ayrıca, gerilla harbi yapan yarı resmi Türk çeteleri de, Ardahan’a hareket etti. Üçüncü Ordudan bazı kıtalar, 24-25 Aralık gecesi, Sarıkamış’a ulaşmayı başardı. Ancak, Allahü Ekber Dağlarını aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar, gerekse mevcut silahları yönünden çok zayiat ve kayıp verdiler. Allahü Ekber Dağlarını aşan Mehmetçiklerden bir kol da, Sarıkamış’ın doğusundaki Selim İstasyonuna vararak demiryolunu tahrip edince, Sarıkamış’taki Rus kolorduları paniğe uğradı. Gayriresmî Türk çeteleri de, 1915 yılı başında Ardahan’a girdi. Rus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak:

“Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açarak, Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz ise, zengin Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!” haberini gönderiyordu.

Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 150 000 kişilik ordunun 90 000’i (veya 60 000’i) donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklarla mahvoldu. Sarıkamış İstasyonuna giren Enver Paşa, bu felaket karşısında, Üçüncü Orduyu yüzüstü bırakıp, İstanbul’a döndü. Bu harekâtta Ruslar, 32 000 kayıp verdiler.

Sarıkamış Harekâtı; kuşatma harekâtıyla düşman kuvvetlerinin arkasına düşmeyi hedef alan, başarılı bir plândı. Ancak, stratejinin faktörlerinden zaman iyi değerlendirilmediği, kuvvetler de böyle bir harekâtı yapacak şekilde teçhizatlandırılmadığı için başarısızlıkla sonuçlandı.

Ordunun kış şartlarına hazır olmaması ve olumsuz iklim şartları sebebiyle ikmal ve iaşe hizmetlerinin yapılmayışı, kıtalarda açlığa, hayvanların telef olmasına, dolayısıyla birliklerin dağılmasına sebep oldu. Enver Paşanın şuursuzca verdiği gece taarruzu emirleri, kayıpları daha da arttırdı.

Sarıkamış Harekâtı sonunda, Doğu Anadolu kapıları, Ruslara açıldı. 13 Mayıs 1915’te Ermenilerin işbirliği yaptığı Rus kuvvetleri, önce Van’a, bilâhare Muş ve Bitlis’e girdi. Ermenilerin harp esnasında Ruslara yaptıkları büyük hizmetin karşılığı olarak, bu illerin valilikleri, Ermenilere verildi. Harpten sonra, Ermeni-Rus işbirliği sonunda, bölge halkına karşı müthiş bir soykırıma girişildi. Van Gölünün ortalarına kayıklarla taşınıp öldürülen, suya dökülen çocuk, kadın, genç ve ihtiyar Türklerin sayısı, kesin olarak tespit edilmemesine rağmen, çok fazladır. Esasen, bu harp sırasında Ermeni Komitacıları, hemen her tarafta isyana hazırlanarak, birçok yerde depolar dolusu silah ve cephane biriktirdiler. Bu silah, teçhizat ve destekle katliam yapıp, Doğu Anadolu’yu harabeye çevirdiler.




Beyaz Hüzün (Beyaz Ölüm)


Ah ah durdurabilse zaman çarkları
Kanatlanılabilse uçulabilse varılabilse
Enver Paşanın mağrur kulaklarına
Fısıldanılabilse al paşa al emri dense
Ne olur salma civanlarımı dense
Dağlar dağlar ölümlü dağlar

Çileli dondurucu dağlar
Yıl 13 ARALIK 1913
Yarbaylıktan Albaylığa
Arkasından paşalık
Başkumandan vekilliği
Henüz 32 yaşında mağrur kumandan

25 ARALIK Mehmetçik çıkar yollara
Marş marş istikamet Sarıkamış
Kışlık parke içlik postal yok
Ayaklarda çarıklar
Yemenden yolculuklar
Açlık yorgunluk yokluk
Ağaç üzerinde geceler
Mehmedim donmuş
Mübarek bedenler
Dökülür teker teker

Hırsın bürüdüğü
Dengelerin öldüğü
Liyakatın yok olduğu
Tecrübelerin kovulduğu
Yalancı şöhretin sardığı
Beyinler ah o beyinler

Bize yanık türküler bırakır
Mazinin kucaklarında günahlar
Mazinin kucaklarında sevaplar
Karbeyazı elbiseler yiğitlerim
Yanık türküler sesleri keser
Bülbüller susar
Güller ağlar
Dağlar taşlar ağlar
Kurtlar kuşlar yas tutar
Kara buza keser

Beyaz hüzün yürekleri dağlar
Kara haber tez ulaşır
Kalbleri yaralar vicdanları paralar
Ah dağlar ah yürükleri dağlar
mübarek 90 bin can
90 bin Mehmetim
Beyaz kefenlerde
Ruhlar havalanır ak güvercinler
sonsuzluğu saran dağlar
Cepheye çarıkla
Cepheye yelekle
Yollanan Mehmetimin
Askerimin türküsü yankılanır
Dağlar dağlar başı dumanlı
Başı çileli dağlar

Necmiye Sarpkaya



ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« Yanıtla #1 : Aralık 31, 2005, 02:45:17 ÖÖ »
Bembeyaz örtüde yatıyor Mehmet
Sarılmış ucu süngülü tüfeğine
Terlememiş daha bıyıkları
Ya on dördünde, ya on beşinde
Kapkara gözleriyle bakıyor ufkuna
Taş kesilmiş o soğuk bedeniyle.

Elleri kınalı yavrucağın
Ayakları mos mor kesilmiş soğuktan
Buz tutmuş o kapkara saçları
Yalvarır gibi bakıyor Rabbine
Tâkât istiyor Allah'tan son bir güç daha

İsyan ediyor Mehmet Rabbine
Bir mermi bile atamamanın hüznüyle
Nerede mi şimdi o?
Cennetin içinde.
Gönlünü rahat tut ana
O rabbiyle birlikte
Gönlünü rahat tut ana
Bedeni Sarıkamış'ta ama ruhu seninle...

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« Yanıtla #2 : Aralık 31, 2005, 03:00:59 ÖÖ »
bu arada amaç sadece unutulanları hatırlatmak ve yaşadığımız bu güne ve topraklara bu vesile ile şükretmek ve duacı olmak..

HONDA

  • Ziyaretçi
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« Yanıtla #3 : Aralık 31, 2005, 09:13:26 ÖÖ »
:cry:

Kesinlikle ülkemizin değerini giderek unuttuğumuz bu günlerde
herkesin silkelenmesi dileğiyle.

Volkanvti

  • Ziyaretçi
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« Yanıtla #4 : Aralık 31, 2005, 10:33:45 ÖÖ »
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
Sarıkamış olayı-okumak gerekli !
« Yanıtla #5 : Ocak 01, 2006, 02:56:09 ÖS »
walla arkadaşlar duyarlı olmak lazım gerçekten..değerlerimiz, yitirdiklerimiz gün be gün unutuluyor..ömer dediğin gibi silkelenmek gerekiyor..yaşadığımız toprakların üzerinde bugün nasıl bu kadar rahat oturduğumuzu arasırada olsa hatırlamak gerekiyor..