Gönderen Konu: 2.5 milyon Euro fatura çıkınca Citroen, robot oyuncak yapamadı  (Okunma sayısı 859 defa)

ALG

  • İleti: 6376
    • THT
2.5 milyon Euro fatura çıkınca Citroen, robot oyuncak yapamadı

Son dönemde otomotiv firmaları, yaratıcılıkta sınır tanımayan sıra dışı reklam filmleri ile yoğun rekabet yaşanan sektörde bir adım öne geçmeyi başarıyorlar.

Honda’nın yeni Civic modeli için hazırladığı korolu reklam filminin başarısı yüzünden Türkiye’ye araç getirilememesi bunun en iyi örneği. Çünkü reklam filmi o kadar etkili olmuş ki Avrupa’da sıra oluşmuş ve Türkiye’ye getirilecek otomobil bulunamıyormuş. Keza Seat, hem Avrupa’da hem Türkiye’de Leon reklamıyla önemli bir satış grafiği yakaladı.

Benzer bir reklama ise geçtiğimiz yıl Citroen imza atmıştı. Reklam filminde C4’ü robota dönüştürüp Justin Timberlake’in koreografisi eşliğinde dans ettiren Citroen özellikle çocuklar tarafından büyük ilgi çekmişti. Çocukların ilgisini çekmek demek anne ve babalarına ’robota dönüşen araç alalım’ baskısı kurmak anlamına geliyor. Bu da kuşkusuz satışları artırıyor. Citroen bu yoğun ilgiden memnun olacak ki, robot C4 için yeni bir reklam filmi daha çektirmiş. Robotun bu kez buz pateni yaptığı film geçtiğimiz günlerde Türkiye’de yayınlanmaya başladı.

ROBOT SATIŞLARI ARTIRIYOR

Citroen Türkiye Genel Müdürü Bora Koçak’la yaptığımız görüşme sırasında değindik. Koçak’a robotlu filmlerin satışlara etkisini sordum. İlk reklam filminin yayınlanmasıyla birlikte satışların önemli ölçüde arttığını belirten Koçak, "Aynı şekilde yeni reklam filmiyle de bu aralar piyasalardaki dalgalanmanın etkisinden biraz kurtulmak istiyoruz" dedi. Koçak, hem yeni reklam filmleri hem de Temmuz ayında piyasaya sunacakları dizel ve otomatik vitesli C4 versiyonları ile 2006 yılında hedefledikleri satış rakamına ulaşacaklarını belirterek, "Biz döviz kurundaki dalgalanmaya rağmen hedeflerimizde bir revizyona gitmiyoruz. Umarım bu gerçekleşir. Amacımız yıl sonunda yüzde 3’yük pazar payına ulaşmak" yorumunda bulunuyor.

TRANSFORMERS’A TESCİLLİ

Koçak’a, "Neden robota dönüşen C4 oyuncağı yapmıyorsunuz?" diye sorduğumda ise cevabı ilginçti: "Bu Citroen merkezi tarafından da düşünüldü ancak, ’robota dönüşen otomobil’ oyuncağı ’Transformers’ isimli çizgi film karakterinin sahibi Hasbro şirketi tarafından tescillenmiş. Böyle bir oyuncağı yapmak için tam 2.5 milyon Euro’luk telif ücretinin ödenmesi gerekiyormuş. Bu yüzden bu proje rafa kaldırıldı."

Evet tam 2.5 milyon Euro. Bu rakam robota dönüşen bir otomobil oyuncağı yapmanın faturası. Bugün Türkiye’de Arçelik’in Çelik isimli robotu ve Opet’in Cem Yılmaz’ın yarattığı GİTT isimli Murat 124 markalı aracın küçük maketlerinin satış olarak elde ettikleri başarı ortada. Ama eminim önlerine böyle bir fatura konsaydı onlarda bu fikirden vazgeçerlerdi.

Yabancı yabana olunca D200’ün ismi zannedildi

Bildiğiniz gibi Tofaş, uzun bir süreden beri Türkiye’de üreteceği D200 kodlu yeni aracı için isim arıyor. Tofaş CEO’su Alfredo Altavilla, ismin Türkçe olması için Türkiye genelinde adeta bir kampanya düzenleyip, tüketicilerden bir çok isim örneği aldı ve bunları değerlendiklerini açıkladı. Biz de Altavilla’nın açıklamaları doğrultusunda D200’e Türkçe isim aranıyor diye bir çok haber yazdık. Geçtiğimiz günlerde D200’ün ismi belli olmuş. Tofaş cephesi aracın lansmanına kadar ismi ve hangi dilde olduğunu açıklamayacağını belirtiyor.

Ancak geçtiğimiz günlerde isim konusunda yaşanan komik olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Bir gazetede D200’le ilgili bir haberde, "Altavilla, İtalya’da verdiği son demeçte ise D200’ün isminin yabana olabileceği sinyalini vermişti" cümlesi yer alıyordu. Burada ’yabana’ olarak yazılan kelime aslında ’yabancı’ydı. Ancak tashih yüzünden ’yabana’ olarak basılmıştı.

İşin komik bölümü bundan sonra yaşandı. Altavilla’ya katıldığı bir televizyon programında ’D200’ün ismi yabana olmuş. Ne anlama geliyor’ diye bir soru sorulduğunda, Altavilla’da dahil kimse bunun nereden çıktığını anlayamamıştı. Bu durum ’kulaktan kulağa’ oynuna benzedi. Altavilla, biraz daha ismi açıklamazsa kim bilir daha neler çıkacak. Bu arada D200’ün isminin Türkçe olmadığı duyumunu aldım. Bekleyip göreceğiz.

Reklam panosu gibi test yapmıyorum

Son dönemde otomotiv firmaları gazete ve dergilere verdikleri test araçlarının üzerine aracın logosunu ve markasının yer aldığı dev çıkartmalar yapıştırıyorlar. Aracın sağında solunda, markanın ve modelin ismi dev puntolarla yazıyor ve sözüm ona bu şekilde trafikte yeni modelleri ile dikkat çekmek istiyorlar. Bazıları abartıp, test araçlarını logolar, grafikler ve değişik renklerle tam bir reklam panosu haline getirip bize vermeye kalkıyor. Hayır tamam yeni modellerle ilgili haberleri ve testleri sayfalarımıza koyuyoruz. Zaten işimiz bu. Ancak görevimiz dahilinde üzerinde dev gibi çıkartmaların olduğu araçlarla İstanbul’da aracınızın reklamını yapmak yok. Kullanılan araçların bir köşesinde ’Test aracı’ ibaresinin yazmasını anlarım ama reklam panosu gibi dolaşmayı kabul etmiyorum. Bugüne kadar bu tip araçları teste almadım, bundan sonra da almak niyetinde değilim. Geçtiğimiz günlerde teste gönderilen bir araçta benzer çıkartmaları görünce sinirlendim. Aracı geri gönderecektim ki, baktım çıkartmalar kolay çıkıyor. Ben de söküp attım. Benim firmalara tavsiyem bu yöntemi sadece şirket araçlarında ve müşterilerine verdikleri test araçlarında uygulamaya devam etsinler. Çünkü basına verilen test araçlarındaki bu uygulamayı hiç etik bulmuyorum.

’Grey market’e garanti veren marka var mı

Geçtiğimiz hafta bir ilke imza atarak otomotiv firmalarının satış sonrasını mercek altına aldık. Hem okuyucular hem de firmalar tarafından çok beğenilen gazeteye tek itiraz ’grey market’ yani yetkili satıcılar kanalıyla satış yapmayan şirketlerden geldi. Çünkü Otomotiv Yetkili Satıcılar Derneği’nin (OYDER) yaptığı açıklamayı, "Grey market’ten alınan araçlar garanti kapsamında değil’ başlığını atınca, bir çok tüketici ne oluyor diye bu firmaları aramış. Bunlarda bizi arayıp, "Bazı araçlar garanti veriyor’ şeklinde serzenişte bulundu.

Sonuçta, bu tip şirketlerin sattıkları araçların Türkiye’deki yetkili servislerde bakımı yapılıyor. Ama şirketten kaynaklanan herhangi bir mekanik veya başka bir sorunda garanti kapsamına sokulmuyor. Eğer bizim araçlarımız bu tip bir garanti kapsamında satılıyor diyen varsa, bize hangi markanın garanti verdiğini bildirsin. Ama hiç bir şirketin grey market’te satılan araçları garanti kapsamına aldığını zannetmiyorum. Çünkü o zaman ne distribütöre ne de yetkili bayi kurmaya gerek kalmaz. İsteyen istediği şekilde araç ithal eder.

kaynak:hurriyet