|
Mrija
|
 |
« : Mayıs 08, 2006, 10:24:17 ÖS » |
|
SENLE !
Gün doğumunda SENLE Solukta,düşüncede,yaşamın el yordamında Dallardan öte uzak sesine vurgun yepyeni dünya Yine SENLE Pişmansız yitirmişlik bu iştahlı sabahları Yenik düştüğümdür ağına pusatına İntihar savaşlarına koşarım SENLE Boğazıma şafak şafak kırmızınla vurursun Siyahına zaten fitim Zindan karanlığına SENLE Kuş kanatlarına takıpta özlemi Uçursam Çine Avrupaya Asyaya Uykuya varmaz Kartallarla bulut,bulut Ordularla dolu dizgin gelirsin üstüme Belli,yenik düştüğümdür buğulu özlemine Güne dönüş her seferden Her göz kırpısı SENLE Seninle tekrarlanmamış her ne varsa doğa dışı Güzellik SENLE diriltir kişiliğini Kendi sizine karşı Her yol ansızın sana açılır Sana varmassa eğer deniz bile kör sayılır Taki uzak ayak parmaklarını çakıl taşlarına Balıklar mavi sevinçleriyle telaşlı Yeni şaşırtmalar getirsin bakışlarına SENLE varayım güzelliklere Marmarisin mavisine Munzurum çelik suyuna Aç,uykusuz ve kan kusmaca hayata Sefil yaşama,kızıl şehvete,bataklıklara,SENLE ÖLÜMEMİ ? YİNE SENLE...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 08, 2006, 10:25:41 ÖS Gönderen: ALG »
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 08, 2006, 10:26:43 ÖS » |
|
kanka..vurdun beee.. vur be demişşş şair vur bee.. senden gelecek ölümü biz... şerbet der içeriz..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 08, 2006, 10:29:12 ÖS » |
|
AĞLADIYSAN
Gün batarken bir akşam üstü...Aklına düşeceğim birden, Anılalar yıkılacak göz kapaklarına,mutlu günlerimizi hatırlayacaksın Boşluklara uzanacak ellerin,yanımda olmayı arzulayacaksın... İsmim yuvarlanacak dudaklarından yanımda olmayı hayal edeceksin İliklerine kadar işleyecek yanlızlık Kahrolacaksın...
Bir şarkı mırıldanacaksın isteksiz,uzak anıları özleyeceksin, Bir rüzgar uçuracak saçlarını,hayalim dikilecek gözlerine Birşey düğümlenecek boğazına,bir şiir mırıldanacak Hıçkıracaksın...
Düşlerinde olacağım her gece,anılarından silinmediğim gibi, Kalbinden çıkaramayacaksın buruk bir hüzün çöreklenecek içine Unutmak isteyeceksin bütün güzünle ama unutamayacaksın Sevgi sancıları içinde kıvranacak ve Ağlayacaksın...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 08, 2006, 10:29:34 ÖS » |
|
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin Fedakarlığımı anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? İçimden bir şey : belki diyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 08, 2006, 10:30:35 ÖS » |
|
Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beş yüz, yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: -Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana.. Ve ben artık biliyorum: Toprağın - yüzü güneşli bir ana gibi - en son en güzel çocuğunu emzirdiğini.. Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olan parmaklarına başımı kurtarmam kabil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak.. Sen yürümelisin, beni bırakarak... Kadın sustu. SARILDILAR Bir kitap düştü yere... Kapandı bir pencere... AYRILDILAR...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 08, 2006, 10:33:33 ÖS » |
|
UNUTAMAM.
Martılar dolu bir rıhtımdayım Yüzümde ılık nefesin Avuçlarımda sıcaklığın var Sensizliğin acısı içime çökecek besbelli Ağlıyorum ama yavaş yavaş hıçkırarak Elimdeki son mektubuna bakarak Resmine bakarak ağlıyorum Sensizliğin verdiği ızdıraba Belki geçen zamana ağlıyorum Be defga sessizce... Haykırdım dağlara ilk defa sesimle adını Acıyı tattım ilk defa değil bu Sevgini söküp atmak geldi içimden Elim çaresizce uzandı yüreğime Adını bilmeksizin döküldü dudaklarımdan Şaşkın bakan gözlere aldırmadan Utanmadan hıçkıra hıçkıra ağladım İlk defa unutmak istedim seni Ve... ANLADIMKİ SENİ ASLA UNUTAMAM...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 08, 2006, 10:34:47 ÖS » |
|
SUSKUN
Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha. Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, dişlerinde elma kokusu Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum haberin olsun. Çarşıların en küçük meyhanesi bu, Saçları yüzümde kardeş, çocuksu. Derimizin altında o ölüm namussuzu... Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor. İlktir dost elinin hançersizliği... Ağlıyor yeşil.
Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, Bilmezler nasıl sevdik, İki yitik hasret, İki parça can. Çatladı yüreği çakmaktaşının, Ağıyor gökkuşaklarının serinliğinde Çağlardır boğulmuş bir su... Ağıyor yeşil.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 08, 2006, 10:36:40 ÖS » |
|
UNUTAMADIĞIM
Açardın, Yalnızlığımda Mavi ve yeşil, Açardın, Tavşan kanı, kınalı-berrak. Yenerdim acıları, kahpelikleri...
Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı. Gözlerin hani?
"To be or not to be" değil. "Cogito ergo sum" hiç değil... Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı.
İçmek, Gözlerinde içmek (edit:reklam içerikli kelime)nı. Varmak, Gözlerinde varmak can tılsımına. Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir can idin ki Kan değil,sevdamız akardı geceye, Sıktıkça cellad, Kemendi...
Duymak, Gözlerinde duymak üç-ağaçları Susmak, Gözlerinde susmak, Ustura gibi... Gözlerin hani?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 08, 2006, 10:37:52 ÖS » |
|
kanka..vurdun beee.. vur be demişşş şair vur bee.. senden gelecek ölümü biz... şerbet der içeriz..
eyvallah kanka gönlümüz bir...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #9 : Mayıs 08, 2006, 10:39:27 ÖS » |
|
Büyük usta, Ahmed ARİF.. bu mısralarla aşık olduk, sevdik sevildik.. senin şiirlerin olmadan sevda çekilmezdi...
UY HAVAR
Yangınlar, Kahpe fakları, Korku çığları Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vakti leylim -leylim Cellat nişangahlar aynasındasın. Oy sevmişim ben seni...
Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu! He canım... Çiçekdağı kıtlık, kıran, Gül açmaz, çağla dökmez. Vurur alnım şakına Vurur çakmaktaşı kayalarıyla Küfrünü, Medetsiz, Munzur. Şahmurat Suyu kan akar Ve ben şairim.
Namus işçisiyim yani Yürek işçisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, Ne salkım bir bakış Resmin çekeyim, Ne kınsız bir rüzgar Mısra dökeyim. Oy sevmişem ben seni...
Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla.
Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri Düşün, olasılık, atom fiziği Ve bizi biz eden amansız sevda, Atıp bir kıyıya iki zamın Yarının çocukları, gülleri için Herbirinin ayvatüyü, çilleri için, Koymuş postasını, Görmüş restini. He canım, Sen getir üstünü.
Uy havar! Muhammed, İsa aşkına, Yattığın ranza aşkına, Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü! Benim de boş yanım hançer yalımı Ve zulamda kan-ter içinde, asi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #10 : Mayıs 08, 2006, 10:42:30 ÖS » |
|
HATRINA DÜŞECEĞİM
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.!
Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik Kahrolacaksın...!
Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir Şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..!
Gönlünden atamadığın gibi kafandan da Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..!
Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kaleminde işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın.!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
SLH
Honda Prelude
 
Offline
Mesaj Sayısı: 811
just ride.
|
 |
« Yanıtla #11 : Mayıs 08, 2006, 10:44:10 ÖS » |
|
KENDI YAZDIĞIM BİR ŞİİR ARKADASLAR.....
AŞK’A Sabrın doruklarında dolaşıyorlardı artık Öfkelerini dizginlemeyi yeni öğrenmişlerdi Yenilgi ve galibiyeti ayırt edemez olmuşlardı Gözleri kapalı kendi inandıklarına koşuyorlardı İnanç bu olsa gerekti Alaşağı etmeyi de bilmiyor değildiler hani Güneş bir başka doğuyordu galiba Onların yüzlerini daha çok aydınlatmak için Girdabın içine ta dibine doğru yürüyorlardı Şaha kalkmaya doymuyorlardı kısrak misali Ya tamam diyeceklerdi Ya da sonsuza kadar devam Ya öleceklerdi Ya da hayat şarabını tarifsiz bir lezzetle kanarak içeceklerdi Ya masaya yumruklar vurulup, buraya kadar naraları çıkacaktı ağızlardan Ya da mezarın rutubetli havası çekilecekti ciğerlere Korkusuz olunca bir başka çıkılır arenaya Deliler bir başkadır savaş zamanı Üzgünüm ama kana susamış gibi belki Susuz oldukları doğruydu ama Kana değil! Aşka be gülüm, aşka…..
Salih y. 23/03/2003
|
|
|
|
|
Logged
|
---SLH---
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #12 : Mayıs 08, 2006, 10:45:19 ÖS » |
|
HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
deeperblack
|
 |
« Yanıtla #13 : Mayıs 08, 2006, 11:11:21 ÖS » |
|
ozanlar atışıyor mübarek  çok güsel şiirler arkadaşlar  teşekkürler
|
|
|
|
|
Logged
|
 Aşık olacaksan değecek birşeye ol. Bir insana değil...
|
|
|
ALG
Administrator.
SENSEI
   
Offline
Mesaj Sayısı: 6972
R 29110
|
 |
« Yanıtla #14 : Mayıs 08, 2006, 11:24:59 ÖS » |
|
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #15 : Mayıs 08, 2006, 11:46:06 ÖS » |
|
Ellerinize sağlık.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #16 : Mayıs 09, 2006, 12:30:36 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #17 : Mayıs 09, 2006, 12:32:01 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #18 : Mayıs 09, 2006, 12:33:55 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mrija
|
 |
« Yanıtla #19 : Mayıs 09, 2006, 12:37:29 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|