Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 6 Yazdır
Gönderen Konu: Şiir Köşesi.  (Okunma Sayısı 4939 defa)
SLH
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 808


just ride.


« Yanıtla #20 : Mayıs 09, 2006, 01:21:49 ÖS »

hem edebi hem janjanlı Wink
Logged

---SLH---
VTEC
Administrator
Turbo S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4775


BüyükGüç Büyük Sorumluluk ister


« Yanıtla #21 : Mayıs 09, 2006, 04:32:06 ÖS »

 Cennetin Guftesi

Bazen uzaktaki iki bedenin kenetlenmiş elleri
İki varoluşu tamamlayan iki küçük dize
Belkide yalnızlığı parçalayan el değmemiş bir güfte
Yeni doğan bir bebek gibi tertemiz kalbi

Karanlığı yaran aydınlık gibi seslendirir gözlerimizi
Kara kışa inat çiçek açan efsun gibi
Çıtırdayan koz ateşler gibi birleştirir ellerimizi
Sensizliğin şarkıları çalarken yüreğimde,doldurun gözlerimi

Minik ayaklara giren küçük ayakların rengidir onlar
Yolculuğa hazırlanan iki aşığın en sevdiği beste
Mezardaki topraklar,cenneteki çiçekler ve umutlar
İki küçük dudaktan dökülüverir kalbime sessizce

Seni seviyorum,demek
Her saniye varolmak kalbinin derinliklerinde
Sesler yada heceler değildir seni sevmek
Sonsuz bir uykuya dalmaktır gözlerinde

Yazar Sad Sıradan biri  )
Logged


click on the image
elagozlum
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Mayıs 09, 2006, 11:16:47 ÖS »

Seni seviyorum,demek
Her saniye varolmak kalbinin derinliklerinde
Sesler yada heceler değildir seni sevmek
Sonsuz bir uykuya dalmaktır gözlerinde

harika valla deniz,ayakta alkışlıyorum valla.bu arada Mrija seninde ellerine sağlık hepsi süper...
Logged
Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #23 : Mayıs 10, 2006, 08:03:59 ÖS »

Teşekkürler..
Logged

Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #24 : Mayıs 10, 2006, 08:05:04 ÖS »

Feleğin her cevrine tahammül gerek
Değilmi sopayla cezamız müşterek
Açılır bahtmız battıkça batmaz ya
Tükenir acılarımız gittikçe artmaz ya.
Logged

VTEC
Administrator
Turbo S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4775


BüyükGüç Büyük Sorumluluk ister


« Yanıtla #25 : Mayıs 11, 2006, 12:11:34 ÖÖ »

Sizin böyle yetenekleriniz olduğunu bilmediğmizden değerinizide bilemedik kusura bakmayın...
Logged


click on the image
ALG
Administrator.
SENSEI
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6679


R 29110


« Yanıtla #26 : Mayıs 12, 2006, 12:17:40 ÖS »

Akşam Erken İner Mahpushaneye

Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalga kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,
Bense volta'dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cigaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya...

ahmed arif
Logged

ALG
Administrator.
SENSEI
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6679


R 29110


« Yanıtla #27 : Mayıs 12, 2006, 12:19:21 ÖS »

Davet

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!


Nazım Hikmet Ran
Logged

ALG
Administrator.
SENSEI
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6679


R 29110


« Yanıtla #28 : Mayıs 12, 2006, 12:20:20 ÖS »

Gözlerin

Gözlerin gözlerin gözlerin,
ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte
Antalya tarafında ekinler seher vakti.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa'nın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat İstanbul.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

1956

Nazım Hikmet Ran
Logged

elagozlum
Ziyaretçi
« Yanıtla #29 : Mayıs 12, 2006, 12:34:49 ÖS »

SEVGI DUVARI

Sen miydin o yalnizligim miydi yoksa
Kor karanlikta acardik pasli gozlerimizi
Dilimizde aksamdan kalma bir kufur
Salonlar piyasalar sanat sevicileri
Derdim gunum insan arasina cikarmakti seni
Yakanda bir amonyak cicegi
Yalnizligim benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

Kumkapi meyhanelerine dadandik
Onumuzde Altinbas, Altin Zincir, fasulye pilakisi
Ardimizda gorevliler, ekipler, Hizir Pasalar
Sabahlari aciklarda bulurlardi lesimi
Oyle sicakti ki copculerin elleri
Copculerin elleriyle oksardim seni
Yalnizligim benim supurge saclim
Ne kadar kotu kokarsak o kadar iyi

Baktim gokte bir kirmizi bir ucak
Bol celik bol yildiz bol insan
Bir gece Sevgi Duvarini astik
Dustugum yer oyle acik secik ki
Basucumda bi sen varsin bi de evren
Saymiyorum olup olup dirilttiklerimi
Yalnizligim benim cogul turkulerim
Ne kadar yalansiz yasarsak o kadar iyi
                                         CAN YUCEL

nekadar yalansız yaşarsak o kadar iyi...
Logged
elagozlum
Ziyaretçi
« Yanıtla #30 : Mayıs 12, 2006, 12:38:54 ÖS »

BEYOGLU'NDAN DOLMABAHCE'YE
TASINAN BiR ARALIK AKSAMI

Sus pus olmus, puslu bir istanbul'muydu yuzun, yoksa
çok bildik huzunler mi tasinmisti yuzune
Dolmabahce da cay tadinda.....
Divit ucuyla yazılmıs bir askın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir baska iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmis yelkovan gibi… hani akrep'I seven ama
Yüreği takvim yokuslarında…

Sinemada elinin elimle terleyisinin bir anlamı olmalı,
Sesinin sesimde yankılanmasının…sanki perdedekinde
Üzülmüs ya da sevinmissin de tesadüfen akmıs yüzün
Içime...Yalan! sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
Seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
Seyrediyorum…

Kadın Beyoğlu'nun bir kıs aksamında,
Üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
Muzdarip yürüyordu… Adam da.. Yürümek hiçbir seyi
Çözmüyordu, bazı Aralık aksamlarında… Kadının yüzünde
Bir hüzün… Hüzünlü aralık aksamında bir yüzük…
Yüzügün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti…
… Soğuğun ve karanlığın mehameti!

Hayatı, bir baskasının pantolonu gibi, küçültülmüs,
Daraltılmıs…İlk sahibinin o pantalonla yasadığı seyler,
Yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
Bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
Yazlar…Hepsi daraltılmıs..Yasananlara bir beden

Büyük geliyor artık hayat!
Bir askı paylasmak için çok geç, bir paylasıma asık
Olmak içinse erken…Beni sevda yerimden vurdu yine
Zaman… Simdi sana söyleyecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı…..
                                        ...YILMAZ ERDOĞAN...
Logged
Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #31 : Mayıs 12, 2006, 08:30:46 ÖS »

Ellerinize sağlık.
Logged

VTEC
Administrator
Turbo S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4775


BüyükGüç Büyük Sorumluluk ister


« Yanıtla #32 : Mayıs 15, 2006, 12:01:29 ÖÖ »

hayat akan bir suya benzer
bizse içindeki balıklara benziyoruz
akıp gidiyoruz ama hiç farkında değilizki
zamanda böyle akıp geçiyor işte
bu zamanın farkında olanlardan
olmak istediğim için hiçbişeyle işim OLMAZ...

Kadir GÜLEŞ
Logged


click on the image
Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #33 : Mayıs 15, 2006, 12:02:49 ÖÖ »

Süper  Wink
Logged

Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #34 : Mayıs 15, 2006, 12:07:17 ÖÖ »

Sakarya Türküsü

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında halâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..


Necip Fazıl Kısakürek
Logged

Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #35 : Mayıs 15, 2006, 12:08:06 ÖÖ »

Bitiyorum bu şiire ne güzel yazmış üstad...
Logged

Mrija
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 786



« Yanıtla #36 : Mayıs 15, 2006, 12:10:42 ÖÖ »

Annem

Dünyaya açtım gözümü sen sardın beni
Ağladım, uyandın avuttun beni
İyiye kötüye eğittin beni
Ödenmez be hakkın ne yapsam annem.

Bir gün olsun rahat uyku görmedin
Kimbilir kahrımı çektin gülmedin
İstedim, rüyama bile gelmedin
Seni son bir defa görsem be annem.

Yetiştirdin beni ayrı vatana
Gönderdin elinle gurbet ellere
Seni meth ederek dilden dillere
Yazarım üç satır dayan be annem

Kimbilir sen de beni özlemişindir
Belki birgün gelir diye gözlemişindir
Yaradandan tek bunu dilemişindir
Ödenmez be hakkın helal et annem

Ferah tut kalbini günün birinde
Dönüp de elinden öperim annem...
Logged

VTEC
Administrator
Turbo S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4775


BüyükGüç Büyük Sorumluluk ister


« Yanıtla #37 : Mayıs 16, 2006, 04:00:50 ÖS »

'YANLIŞALR İÇİNDE DOĞRU BULMAK
BAZEN ÇOK ZOR OLABİLİR AMA
BULUNAN TEK DOĞRU BİZİ BÜTÜN DOĞRULARA
GÖTÜRMEK İÇİN EN BÜYÜK ADIMDIR''
kadir GÜLEŞ
Logged


click on the image
Strained
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 673



« Yanıtla #38 : Mayıs 18, 2006, 12:49:44 ÖÖ »

Sen, kalabaliklar içinde,
Yanlizlgi yasadin mı hiç?
Sen, aydnliklar içinde,
Karanligi gördün mü hiç?
Sen, yasadigini sanarken,
Ölüme kosanlari düsündün mü hiç?
Ve sen dostum, aç bir çocugun,
Simitçiye baktigibi,
Hayata baktin mi hiç?
Logged

GTİ VTS
KADIR_TR
Ziyaretçi
« Yanıtla #39 : Mayıs 22, 2006, 02:12:47 ÖS »

Acılar Denizi 
      
Ben acılar denizinde boğulmuum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...
 KADİR tr
« Son Düzenleme: Mayıs 22, 2006, 05:55:03 ÖS Gönderen: VTEC » Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 6 Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

 
 

Powered By Honda Marmara Plaza
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks