Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 Yazdır
Gönderen Konu: En son okudugunuz kitap  (Okunma Sayısı 6775 defa)
poison*CİVİC*
Honda Civic VTI
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 410



« Yanıtla #40 : Aralık 14, 2006, 10:45:48 ÖS »

ahmet altan-içimizde bir yer,küreselleşmenin geleceği(Lexus ve Zeytin Ağacı)-Thomas L. Friedman
Logged

         
*civic tech* is in every motion!!!
öyle erhan
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 621


cıvıc 1.6 2000


« Yanıtla #41 : Aralık 15, 2006, 01:29:10 ÖÖ »

seeeeenneeeeee geçen seneeeeee sanık diye bir kitap
...
Logged

matilda
Honda Jazz
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #42 : Ocak 07, 2007, 12:57:42 ÖÖ »

her aşk bitmek için başlar - yasemin özçelik  Cool
Logged



...нαуαт 3 ιℓє 5 αяαѕıη∂α∂ıя, уα 3½ αтαяѕıη уα∂α 4-4ℓüк уαşαяѕıη!..
aSil
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1285


No speed, just drift!


« Yanıtla #43 : Ocak 07, 2007, 01:01:39 ÖÖ »

Adalet Ağaoğlu - Ölmeye Yatmak
Logged


||-|| (()) ||\|| ||)) //\
vti18
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 747



« Yanıtla #44 : Ocak 07, 2007, 01:22:37 ÖÖ »

Yaşar Kemal - İnce Memed-2
Logged

GÜRSEL
Honda City
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #45 : Haziran 10, 2007, 01:34:36 ÖÖ »

mahir kaynak - başımıza çuval geçirenler
Logged

basrit
Honda Jazz
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #46 : Haziran 10, 2007, 02:07:36 ÖÖ »

Yılmaz Dikbaş, AB: Tabuta Çakılan Son Çivi

kamuoyuna anlatılanlarla gerçeklerin birbirinden nasıl farklı olduğunu çok iyi gözler önüne seren bir kitap
Logged
infaztim
Bursa il Temsilcisi
Honda S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3555



« Yanıtla #47 : Haziran 11, 2007, 04:21:35 ÖÖ »

YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN...(bulabilen herkes okusun)
Logged
SLH
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 811


just ride.


« Yanıtla #48 : Haziran 16, 2007, 08:00:13 ÖS »

çöl kaplanı Fahrettin Paşa , Medine Müdafaası.
Logged

---SLH---
cerkezz20
Honda Jazz
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


Hızlı yaşa çabuk öl cesedin yakışıklı olsun....


« Yanıtla #49 : Haziran 22, 2007, 01:08:07 ÖS »

dan brownın serısını okudum melekler ve seytanlar,davincinin şifresi,ihanet noktası vede dıjıtal kale.şimdi çeçenistanın bagımsızlık şavaşını okuyorum  seytan
Logged
cerkezz20
Honda Jazz
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


Hızlı yaşa çabuk öl cesedin yakışıklı olsun....


« Yanıtla #50 : Haziran 22, 2007, 01:09:10 ÖS »

mahir kaynak - başımıza çuval geçirenler---Gursel gercekten cok guzel kıtap mahır kaynak zaten eskı mıt mustesarı adam işi biliyo ve gercek bı vatansever
Logged
fuzuli
Honda Integra
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 108


Fuzz


« Yanıtla #51 : Haziran 28, 2007, 06:04:23 ÖÖ »

stephen king - uzun yürüyüş
Logged

Bugün HONDAN için ne yaptın?
infaztim
Bursa il Temsilcisi
Honda S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3555



« Yanıtla #52 : Temmuz 31, 2007, 07:35:45 ÖS »

                  Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

                                     ---OSMANLIYI ANLAMAK---(KISA BİR KESİT)

Günümüzde, Osmanlı Devleti’ne cephe alan belli mihrâklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü İslâm Devleti olan

Osmanlı Devleti’ne hücum etmektedirler: Birinci kol, İslâm'a düşmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düşmanlığı adı

altında yürüten din ve tarih düşmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, İslâm’ı hayatın bütün safhalarında yaşayan ve yaşatmaya çalışan

Osmanlı Devleti’ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları İslâm düşmanlığını böylece yapmış oluyorlar. İkinci kol ise, altı yüz sene,

İslâm'ı neşretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuş, İslâm'ı kendi sâfiyetinden çıkarmaya çalışmış bir devletin fikir

propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti’nin bütün Müslümanları

kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayışına karşı çıkan ve yanlış olarak Osmanlı Devleti’ni Türk düşmanı gibi göstermeye çalışan

belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih’in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi başka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar. Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzûlardan biri, Osmanlı padişahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, İslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aşırı bir içki mübtelâsı olmaları şeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaşın önüne çıkarılmak istenmektedir. İşte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuşturulacaktır.

Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iştir. Büyük işlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin şanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiş gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düşer. İşte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2’lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karşılaşırsınız. Cerbeze, bütün çeşitleriyle garip şeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âşıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaşmakta ve gülüşmektedir; ama çocuğunun vefatıyla mâtem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaşmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir.

Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıştırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köşelerinde pis ve murdar şeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi’atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüş ve kokuşmuş şeylere gözü takılır. Sanki o bahçede başka bir şey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakışı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düşünür; güzel düşünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır.

İşte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar şeylere değil; açmış çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetvâ veren Turşucu-zâdelerin yanında Kanuni’ye karşı çekinmeden ‘Padişah emriyle nâ-meşrû’ olan nesne meşrû’ olmaz’ diyerek haykıran Ebüssuud’dan; Torlak Kemal ve Mithat Paşaların yanında Molla Fenari’den ve Ahmed Cevdet Paşa’dan; devleti perişan eden Tal’at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed Paşa ve Köprülü Mehmed Paşa’dan; körü körüne ilmî gelişmelere karşı gelen Kâdîzâde’lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve İsmail Gelenbevî’den de bahsedeceğiz. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver Paşa’ya ve Venizelos ile beraber Said Hâlim Paşa’ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

Tarihe bakış açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. İyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, başkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakış açısı olanlardan biri bin sene yaşayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer’in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah’ın haşirdeki adaleti de böyle hükmedecektir.

Osmanlı Devletini teşkil eden fertler ma‘sûm ve günahsız değillerdir. İçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi “veliyyullah“ mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden şahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda İslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhâlefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her şeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenâtının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i İlâhi bu uzun süre içinde İslâm'ın bayraktarlığı ünvanını onlara ihsân etmiştir. Seyyiâtı hasenâtına ağır basınca da, bu şerefli ünvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıştır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi İslâm'ın açık bir hükmüne muhâlefet, içtihadî meselelerde dahi şer'î hükümlere ri‘âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arşiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı şer‘-i şerife bağlılığını şöyle açıklıyor:

“cümlemizin başı şeri’at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i ef‘al ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa‘y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberî dahi hoşnud ve razı olarak Cenab-ı Hayr’un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz’de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kat‘â şüphe yokdur”.

Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği şeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düşmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kişiye karşı beslediği şefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi. İşte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlış olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım’ın intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları gibi), iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise şefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım’ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek şefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden şey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır.

Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu işletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaştırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; şefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

Son 100 yıldır Türkiye’deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa’nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı şahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve İslâmiyetin düşmanı olan geri kalmayı İslâm’a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalışmaktadır. İşte biz bu eserle, bu yanlış kıyasları düzeltmeye çalışacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen şeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı’daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa’sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa’ya çok şiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa’nın nâ-meşru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmişine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karşı dinen ve aklen mükellef olduğu şefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmişini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye başlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris’te gayr-ı meşru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmış olan muhterem bir hocanın veya kâdî’nin elbisesini yererler.

Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeşit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare’i överken yaptıkları aşırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeşit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. İşte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aşırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalışacağız.
Logged
aSil
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1285


No speed, just drift!


« Yanıtla #53 : Ağustos 01, 2007, 12:48:49 ÖÖ »

Merdan YANARDAĞ - Bir ABD Projesi olarak AKP

Gerçekleri merak edenlere tavsiyemdir... Zırva falan değil, iddialar belgeli... Zaten Merdan YANARDAĞ'ın nasıl bir araştırmacı-gazeteci olduğunu bilenler bilir...
Logged


||-|| (()) ||\|| ||)) //\
can34
Honda Civic Type R
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2303


Honda Accord


« Yanıtla #54 : Ağustos 01, 2007, 12:53:33 ÖÖ »

çanakkale savaşları ve gezi rehberi - talha uğurluel (bu kitabı şiddetle tavsie ediyorum okuyunca,içndki resimleri görünce,ibret verici hikayeleri görünce inanamayacaksınız ATALARImIZ GERCEKTN BİRER kAHRAMAN)
Logged
35vt787
Ziyaretçi
« Yanıtla #55 : Ağustos 01, 2007, 01:27:04 ÖÖ »

En zevk aldığım şeylerden biri okumak..Herkese şiddetle tavsiye ederim. okey  RHONDA BYRNE-The SECRET...
Logged
kaner
Honda Jazz
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25



« Yanıtla #56 : Ağustos 18, 2007, 10:56:18 ÖÖ »

the secret
Logged

maestro_es
Honda Prelude
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 537



« Yanıtla #57 : Ağustos 20, 2007, 02:07:14 ÖÖ »

Sandık gözlemcisinin uzun günü - Italo Calvino
Logged

ZafeR
Turbo Civic Type-R
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2627


Yalansın Dünya...!


« Yanıtla #58 : Eylül 15, 2007, 01:09:05 ÖÖ »

Tam İlmihal Sadet-i Ebediyye - Hazırlayan HÜSEYN HİLMİ IŞIK "Rahmetullahi aleyh"  dini bir kitaptır ismindende anlaşılcağı üzere ilmihal bilgileri ile ilgili kitap..herkese tavsiye ederim.yalnız kitap 1248 sayfadır.ben allalı baya oldu ama hala bitmedi  kayıpolan
Logged

infaztim
Bursa il Temsilcisi
Honda S2000
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3555



« Yanıtla #59 : Eylül 15, 2007, 11:59:49 ÖS »

teşekkürler zafer temin ediym hemen.
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

 
 

Powered By Honda Marmara Plaza
Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks