Gönderen Konu: F1 kasklarının özellikleri ve sırrı  (Okunma sayısı 1435 defa)

RattleSnake

  • İleti: 2760
F1 kasklarının özellikleri ve sırrı
« : Şubat 28, 2008, 12:31:11 ÖÖ »
    Formula1 kaskları güvenliğin ve ileri teknolojinin simgesi olmanın yanı sıra katılım arabalarının aerodinamik performansını da etkileyen unsurlardan biridir. Kat kat karbon elyafı sayesinde çok yüksek düzeyde sabitlik, kendi kendine renk değiştirebilmesi sayesinde mükemmel bir görüş, pilotun başına göre ayarlanmış özel tasarım sayesinde ise maksimum konfor elde ediliyor.

     Koç Allianz’ın uluslar arası ortağı Allianz’ın ana sponsor olduğu BMW WilliamsF1 Takım Menajeri Dinckie Stanford’un Fransa Grand Prix’sinden önce önemle vurguladığı bir şey vardı: “kask sadece pilota değil, aracın aerodinamik yapısına da uygun olmalı. Bu nedenle sezon başlamadan önce kasklarımızı rüzgar tünelinde test eder ve üreticilerle ortak olarak bir çalışma yürüterek hava kutusuna ve arka kanata giden hava akımının en uygun şekilde olmasını sağlarız.

     Formula1 pilotlarının standart kasklarla katılımtığı günler çok gerilerde kaldı. Artık pilotların kaskları çok büyük çaba sarf edilerek ve çok büyük paralar harcanılarak özel olarak üretiliyor. Merkezi Braunschweig’da bulunan ve hem Michael Schumacher ‘in hem de BMW  WilliamsF1 takım pilotları Nick Heidfeld ve Mark Webber’in kasklarını hazırlayan Schubert Engineering şirketi, pilotun başını standart büyüklükte bir kaska sığdırmaya çalışmıyor. Kaskları km kullanacaksa o kişinin başının şeklinden yola çıkılarak, kask içerden dışarıya doğru inşa ediliyor. İlk aşamada pilotun başı tarayıcıdan geçirilerek gerçek boyutta bir model oluşturuluyor. Model tamamlandıktan sonra ikinci aşamada eski mısır mumyalarının mumya yapmalarına benzer bir çalışma geçiliyor: model baş, katmanlar halinde, ileri teknolojiyle üretilmiş elyafla kaplanıyor

     Sıradan bir motosiklet kaskı üç katmandan (köpük, iç kabuk, dış kabuk) oluşurken bir Formula1 kaskında en az 17 katman bulunuyor. Kaskı oluşturan bileşenler kesin olarak gizli tutuluyor ve kask uzmanları sadece üç temel maddeyi açıklamayı kabul ediyorlar. Sertliği sağlayan karbon elyaf, ateşe dayanıklı aramit ve kurşun geçirmez yeleklerde de kullanılan,  kaskı delinmesi imkansız hale getiren polietilen  bunların yanı sıra alüminyum, magnezyum ve yapıştırıcı olarak sentetik reçine kullanıldığında biliniyor. Formula1 de “şasi için uygunsa giysi içinde uygundur” diye bir söz vardır.  Karbon-elyaf karışımlarının kullanılması kaskların ciddi zorlanmalara karşı koyabilmesi ve buna rağmen sadece 1.25 kg gibi son derece düşük bir ağırlıkta olmasını sağlıyor. Kaskın hafif olmasının yararı açık: pilotun boyun kasları üzerindeki yükün azalması özellikle pistin  yüksek ivmeli bölümlerinde pilot için önemli rol oynuyor.

     Kask üretiminde önce 120 karton elyaf parçası birbirine yapıştırılıyor, sonra kask otoklava sokuluyor. Burada yüksek basınç ve 132 derece sabit sıcaklık altında tek tek katmanlar iç içe geçirilip sağlamlaştırılıyor. Alt kısımda ya da vizor boşluğunun çevresinde bulunduğu için fazladan yüke maruz kalan parçalar alüminyum ve titanyum kullanılarak daha da kuvvetlendiriliyor. İçteki yumuşak malzeme ise iki kat halinde ataşe dayanıklı Nomex maddesi bulunuyor. Havalandırma sistemi beş litreye kadar temiz havanın kaskın içine girmesine izin verecek şekilde tasarlanmış durumda. Formula 1 pilotları için üretilen bu özel kasklarda, havayı en ince motor yağı, karbon ve fren tozu parçacıklarından bile arındırabilen bir filtrenin yanı sıra çene hizasında bulunan telsiz pitle iletişimi sağlıyor. Çok yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda kaskın içindeki gürültü seviyesinin 100 desibelin altına düşürülmesi başarılmış durumda

     Pilotun en güç şartlarda bile önünü çok iyi şekilde görebilmesini sağlamak zorunluluğu kaskın 3 mm kalınlığındaki vizörüyle sağlanıyor. Vizör ateşe dayanıklı polikarbondan yapılıyor ve iç yüzeyi gözleri hiçbir şekilde yormuyor. Vizörün rengi bir saniyeden çok daha kısa bir sürede ışığa uyum sağlıyor bu özellik bazı güneş gözlüklerinde de vardır ama vizörde değişim çok daha hızlıdır. Örneğin Monaco’daki tünele girerken vizor aydınlanıyor çıkarken çok kısa bir sürede yeniden kararıyor böylece pilotların gözü kamaşmıyor. Kışın Formula 1  katılımı yapılmadığı halde, vizörler her koşulda pilotların bütün hava şartlarına kolayca uyum sağlayabilmeleri için ısıtmalı olarak üretiliyor.

     Bu kaskın FIA’dan onay olabilmesi için bir dizi çarpışma testinden geçmesi gerekiyor. “dayanıklılık testi” denen testte 3 kg ağırlığında sivri uçlu bir metal nesne üç metre yükseklikten kaskın üstüne bırakılıyor ve bu darbenin kaskta çatlama yapmaması gerekiyor. Kaskın başa iyice oturup oturmadığı da test ediliyor 38 kiloluk bir yükün, çene kayışını 30 mm den fazla esnetmemesi bu testte esas alınıyor. Vizor hızı 500 km/h saat olan mermilerle bombardımana tutuluyor ve test esnasında mermilerin 2,5 mm den daha derine girmemeleri göz önüne alınıyor. Son olarak kask ateş testine sokuluyor ve 45 saniye boyunca 800 derece sıcaklıkta aleve maruz bırakılıyor. Bu süre zarfında kaskın içindeki sıcaklığı 70 dereceyi geçmemesi gerekiyor.

     Bir Formula 1 kaskını neredeyse sonsuza kadar kullanmak mümkün, ama üreticiler ve takımlar temkinli davranmayı tercih ediyorlar. Dickie Stanford her Grand prix’de BMW WilliamsF1 takımı pilotlarının her bir için yepyeni ikişer kask hazır bulunduruluyor.



whitehan

  • İleti: 2572
Ynt: F1 kasklarının özellikleri ve sırrı
« Yanıtla #1 : Şubat 28, 2008, 12:50:29 ÖÖ »
bılgı ıcın tesekk..bı kask ıcın bunlar yapılıyosa gerısi neler acaba..