Gönderen Konu: 2008 FIA Formula1 kural değişiklikleri, nedenleri ve etkiler  (Okunma sayısı 808 defa)

HONDA

  • Ziyaretçi
2008 FIA Formula1 kural değişiklikleri, nedenleri ve etkileri

Geleneksel olarak Formula 1 kuralları mühendisler tarafından hazırlanır. Çok istisnai durumlar haricinde (Uygunluk Anlaşmaları 7.1’nci kural) takımlar kuralları kabullenmek zorundadır. Her ne kadar bu özellik korunmak istensede, yaklaşım olarak fikirler birliğine ters düştüğünden, mühendislerin çoğunluğuna uyularak kurallar şekillendirildi.

Kuralların şekillenmesinde ve yürürlüğe girmesinde şartlar şunlar olarak belirlendi: Güvenlik, Adeletlilik, 6 katılım üreticisinin katılımlarda ki haklarının korunması buna mütakiben bağımsız ve dürüst katılımların yapılabilmesi, bu takımların bağımsız takımlara yardımı ve bağımsız takımların 2008 yılından itibaren 5 ana katılımta katılımabilmesi.

Takımlar ilk 2 kuralda mütabık olurlarken geriye kalan yeni kurallar takımlar arasında hoşnutsuzluğa ve yeni tartışmalara neden oldu.

Maliyetleri Düşürme İhtiyacıGerçek manada maliyetleri düşürme olanaklı bir fikir. Fakat yeni kurallarla beraber 2008 yılından itibaren katılımlara katılabilecek olan bağımsız takımlar bu maddi kesimle ne kadar başarılı olur merak konusu? Teknik açıdan bakıldığında birbirleri ile katılıman 6 takım görüyoruz ve bu takımlar inanılmaz büyüklükte bütçelere sahip, bağımsız takımlar bu takımlar arasında kaybolmaz mı, kaybolmazlarsa ne kadar ileri gidebilirler oda ayrı bir nokta!

Üretici Takımlar Arasında ki İkilemler
Aslında problemin ana nedeni açıkça ortada. Rekabet ortamı içerisinde, 6 üretici firmada para harcıyor ve sadece bir takım şampiyonluğa uzanabiliyor. Ve daha da kötüsü genel ortalamaya bakıldığında bazı takımların bütün sene boyunca en iyi derece olarak 11.ncilikten ileriye gidememeleri. Tabi buna bağlı olarak ta diğer takımlara nazaran daha başarısız olan takımlar; "Takımlar arasında güç farkı var daha fazla imtiyaz istiyoruz yönünde beyanatlar vererek ortamı gerdirmeye devam ediyorlar. Ayrıca büyük takımlar da aldıkları dereceleri beğenmemekte. BMW Başkanı Dr. Helmut Panke aldıkları dereceleri yeterli bulmadıklarını 6.lık ve 7.ciliklerin kendileri için tatmin edici bir sonuç olmadığını belirtti. Böyle bir açıklamaya şöyle bir soru sorulabilir? Peki 6 üretici firma ve bu takımlara ait 12 araç nasıl olacakta aynı anda 1.nci olacak? Ve başarıyı ne belirleyecek?. Sonuçta bu rekabet ve bazıları yenilmeli.

Takımlar arasındaki en büyük fark ise harcadıkları meblalar ile ilgili. 6 takımın yıllık harcadığı para miktarı yaklaşık 1.5 milyar dolar. Çok abartılıyor gibi gözüksede aşağı yukarı 1 milyar doları geçtiği kesin. En fazla parayı harcayan takım ; En iyi mühendislere, en iyi teknik yöneticilere ve en iyi sürücelere sahip oluyor ve büyük ihtimallede şampiyonluğu kazanıyor. Diğer takımlarda önlerinde ki sene ne yapacaklarını düşünmeye başlıyor. Basitçe şampiyon takım yaklaşık olarak 150 ila 250 milyon dolar arasında para harcıyor ve şampiyon oluyor. Geriye kalan 1.35 milyar dolar mı? 5 takımın çöpe attıkları para olarak değerlenmeyi bekliyor!

Maliyetleri karşılamak FIA'nın işi mi?
Bazı söylentilere göre yapılan değişiklerin FIA ile hiç bir alakası yok . Sonuçta takımlar bütçelerini ve harcamalarını kendi iş çevreleri için gerçekleştiriyor. Muhakkak FIA’nın görevi takımların hakkını korumak ve gözetmek ve bunun yanında F1’i daha cazip hale getirmek. Yıl içerisinde 7.lik 8ilik veya 13.lük gibi dereceler alan takımların da gözetilmesi söz konusu olduğunda FIA elinden geldiğince bütçeleri aşağı çekmeye çalışıyor. Tabi makul şartlarda 25 Milyon dolarla 250 Milyon dolar arasında gidip gelen bir bütçelendirme söz konusu.

Takımlar ise maliyetlerin %90 a yakın indirime gidilebileceğine inanmakta. Fakat takımlar bunun yanında gerçekleşen organizasyonun milyonlara hitap etmesi ve açık alanlarda rekabet edilmesi nedeniyle kimsenin indirime gidemeyeceğini ; organizasyon, davetler, programlar ve aktivitelerle de imkansız hale geldiğini söylemeden edemiyorlar.

FIA’NIN EN BÜYÜK KORKUSUDA BURADAN KAYNAKLANIYOR: BAĞIMSIZ TAKIMLAR BÖYLE BİR ORTAMDA YOK OLUP GİDERLER!!! Ve uygulanmak istenen bu denge faktörleri bir daha açılmamak üzere raflara kaldırılır.

Açık olmak gerekirse 250 milyon dolarlık yatırımlardan, 25 milyon dolarlık harcamalara düşmek sizce kolay mı? Şu an F1 Şampiyonasında, şampiyonluk peşinde koşan takımlardan bahsediyoruz. Yıllar boyunca sırf motor harcamalarına 300 milyon dolar para akıtan şirketlerden ve üreticilerden. Harcanan paralar zihinlerimize küçük de olsa zarar verebilir. Fakat rekabetin dört koldan olduğu bir cephede hiç bir takım açık vermek istemez ve paranın adı bile anılmaz. Tek istenilen şey yıl sonunda beklenen başarıdır.

Red Bull Racing gibi takımlar küçük sayılabilek harcamalarla başarılı olmuş gibi gözüksede bütün yıl 9-10-11.nci sıralarda bulunmak hiç bir takımı memnun edecek bir sonuç olmasa gerek?

Para Harcamak Rekabet Haline mi Geldi?
Etik açıdan para harcamak F1 için bir rekabet unsuru teşekkül etmez. Kurallarda maddi açıdan güçsüz takımların güçlülerle katılımabilir mevkiye gelmesi için hazırlanmıştır. Özellikle de son kurallarla beraber katılımlara girecek olan bağımsız takımlar yeterli finansal desteği bulduklarında katılım kazanabilecek duruma getirilmek istendi. Sponsor desteği artık bir maddi destekten çok bir gereksinim haline büründürüldü.

Fakat bağımsız takımlar hayatları boyunca hiç bir zaman üretici firmaların desteğini alamayacaklar ve arkalarında destekleyici parçalar olarak bulunamayacaklar. Üzülerek söylemek gerekirse; 2008’den itibaren bağımsız takımlar padoklara renk getiren, genç sürücülerinde F1’e entegrasyonunda parça teşkil eden hayalet takımlar olarak ellerinden geldiğince yollarına devam etmeye çalışacaklar. Kim bilir belki bir takım bağımsız olarak yaşam mücadelesi vermek isteyen insanlara kol kanat gerebilir. Neden olmasın ?

Takımların Direnci
Mali açıdan güçlü takımların maliyetlerin kısılması konusunda bu kadar inatçı davranmalarında ki en büyük sebeb rekabet dokusunda değişiklik yaşanmaması ve potansiyel rakiplerin güçlenmemesi olarak açıklanabilir. Olayı piyasa ortamında düşünürsek ; Piyasayı domine eden şirketler yeni satıcıların piyasaya girmemesi için herşeyi denerler. Rekabet ortamını kısıtlarlar, bilgi vermezler ve bütün kapıları kapalı tutatarak büyümeye devam ederler. Aynı şu an Formula 1 dünyasında olduğu gibi. Güçlü, güçlü kalmak için herşeye başvurur. İşte bu yüzden FIA’da inada inatla cevap vererek bazı kesimler için sinir bozucu kuralları yürürlüğe sokuyor. Eğer takımlar arasında güç dengesi uçurumlara varırsa katılımları kim izlemeye devam eder ki? Neden bu sene F1’in izlenme oranlarında inanılmaz bir artış var. Çünkü kimse bu sene kimin, hangi katılımta 1.nci olacağını kestiremiyor da ondan!

Sonuç olarak zorlayıcı ve yıpratıcı kurallarla da olsa, takımlar arasında ki farklar bir nebze olsun azalmaya başladı bu bir gerçek.

Ve işin en garip yani; Formula 1’in gerçeklikten uzaklaşıp uzaklaşmadığı sorusu. Sokakta ki adama sorun hangisi bir Formula 1 takımı için kendini oraya 17 yıl adamış? Alabileceğiniz maksimum cevap Dünya şartlarında 20 veya 30’dur! Peki ya küçük takımlar için; en fazla 300, daha büyük ölçekli takımlar için en fazla 1000. Ama bu insanların çoğu zengin ve aristokrat seviyede teknik içerik bilen insanlar. Hayatları sadece başarı uğruna endekslenmiş. Belki ülkelerine yılda sadece bir kaç defa uğrayan insanlar. Ve şundan emin olun aynı toprağı paylaşan insanlarda onları sizin kadar az görüyor. Ve F1’in çehresi git gide halktan kopuyor.

F1'de Her Şeyin İncesi makbuldür!
Belirli dönemlerde takımların bazıları ortaya şöyle bir öneride bulunur : "Teknik açıdan yapabileceğimiz ayarlarla maliyetleri düşürebilirmiyiz? Ve düşürebilirsek bu nereden gerçekleşebilir?" İşte bu iki soru yıllar boyu hem takımların hem mekanikerlerin uzun uzun düşünmelerine vesile oldu. Bu zeki insanların düşünmeye başlamaları ile beraber başlayan dahiyane fikirler akımı bir anda yeni motor tiplerinin ve şanzıman ekipmanlarının çoğalmasına sebeb oldu. Her ne kadar bu yeni tip malzemelerin elde edilmesi için yine milyonlarca Avro harcansada eskiye nazaran 0.25 mm daha ince bir şanzıman, takımlar için sokaktaki adamın düşündüğünden daha büyük önem taşımakta. Bu olay katılımı izleyen seyirciye de çok büyük bir katkıda bulunmuyor. Ama seyircinin tuttuğu takımın katılımı kaçıncı sırada bitirebileceğini belirleyebiliyor. İşte bu yüzden insanların bazıları; Neden takımlar bu kadar para harcıyor, yapılan bu kadar harcamaya değiyor mu sorularını sormadan kendilerini alamıyorlar!

İzleyicilerin İisteklerini Korumak
Eğer takımlar harcamalarını ve rakiplerinin katılımabilme koşullarını, seyircilerin isteklerine göre belirlese ne olur? Her izleyici kendi istek ve ihtiyaçlarına göre bir sistem oturtmak istese bir kargaşa yaşanır mı? Ve takımların bu isteklere tepkisi ne olur? Gerçek manada işin içinden çıkılamaz bir durum gün ışığına çıkar bu kesin. Bundan dolayıdır ki takımlar da zaten seyircilerin istekleri doğrultusunda büyük teşebbüslere girişmedi. Yıllar boyu devam eden bu sirkilasyona tepki olarak FIA’nın almaya çalıştığı kararlar dizisi, seyircilerin arzularına yönelik girişimlerin sonucunda meydana geldi. En basitinden; Araç hızlarının belirli seviyelere indirgenmesi. En başlarda bu karar F1’de adrenalinin düşeceğine dair izler taşısada, kararın alınmasında ki en büyük üç etken şuydu: Birincisi; Sürücülerin güvenliğini arttırmak, İkincisi; takımlar arasında rekabet dokusunu tekrardan canlandırmak.

Sonuç olarak iyi takımlar diğer güçsüz takımlara tur bindiririken bu işten kaç kişi zevk alıyor du ki? İşte bu yüzden seyircilerin her tur katılıma daha fazla adapte olması için FIA araya girdi. Her ne kadar bazı çevreler bu durumdan fazlasıyla rahatsız olsada Formula1’in Dünya da ki popülaritesi artdı.

Araç hızlarının azaltılmasın da ki diğer önemli etken ise şuydu; katılım organizatorlerinin FIA’ya yaptıkları baskı. Araçların hızları ne kadar artarsa buna parallel olarak ta güvenlikte o kadar artmak zorunda. Özellikle güvenlik maliyetlerinin ülkelere ve organizasyonla ilgilenen taraflara etkisinin artması böyle bir karar alınmasında önemli bir etken olarak göze çarpmakta. Organizatorlerin bir başka korkusu ise şu; katılımta meydana gelebilecek her hangi bir kazada izleyicilere birşey olması. Bu yüzden FIA sert kanunlarla katılımların daha güvenli hale gelmesi için takımların itirazlarına rağmen hızları düşürdü.

Sonuç olarak FIA çok sıkışık bir takvimin bulunduğu Temmuz ayından önce kurallarını açıkladı. Bu kararları yazmak uygulatmaktan kat kat kolay. Takımların bazıları şimdiden tepkilerini açıkça belli etti. FIA’ nın da bu saatten sonra geri adım atmayacağı malum. 2008 yılından önce yapılacak her şey 2008’in provası yönünde olacağından, FIA kimseye göz açtırmaz. FIA’ nın takım yetkilileri ile yapacağı toplantıların ardından her şey Ağustos’un başında şekillenecektir.